Yazar Tuna Kiremitçi’nin “A.Ş.K neyin kısaltması?” isimli kitabını zevkle okuyarak bitirdim. Kitap hakkındaki yorumumu kısa zaman içinde burada paylaşırım (geleceğe not: paylaştığımda buraya bir link olacak ona tıklayıp okuyabilirsiniz) ama yorumdan önce, kitapta adeta hayran olduğum bir taşlama bölümü oldu, onu paylaşmak isterim.
Tüm öğretilerde insanı anlamanın, önyargısızca iletişim kurmanın güzellikleri sıralanmış ve doğru insan olmanın yolunun, bunları uygulamakta olduğundan bahsedilir. Ama günlük hayatta bunu uygulamaya çalışan kişi, çevresindeki insanlara rehber olamadığı gibi, aksine her şeyin üstüne geldiğini, anlaşılmadığını hatta çok daha kötüsünü düşünerek stres yüklenebiliyor.
Tuna Kiremitçi “önyargının faydaları” isimli yazısında tüm bu kaygılardan arınmış insanı anlatıyor. Sorumsuz olabilmenin, kaygısız olabilmenin rahatlığını anlatıyor. Muhtemelen çıkış noktası “akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin” sözüdür.
İşte o yazı:
1- Ömrü uzatır
Araştırmalar, her konuda en az bir önyargı sahibi olan insanların daha uzun yaşadığını ortaya koyuyor.
Nedenleri hakkında çeşitli varsayımlar var. Birleşilen noktaysa şu: önyargı sahibi olmamak çok yorucu bir şey. Resmen ömür törpüsü. Her konuda düşünerek. karar vermek fazla miktarda sabır ve enerji gerektiriyor. Bir insan hakkında düşünce üretmek için onu tanımak zorunda olmak,bir kitabı değerlendirmek için oturup yüzlerce sayfa devirmek şu üç günlük dünyada uğraşmaya değmeyecek işler. .
Oysa iyi bir önyargının bizi bütün bu zahmetlerden kurtardığını söylemeye gerek var mı? Önyargı zırhını kuşandık mı gerçekliğin okları bedenimize işlemiyor. Biz de uzun yıllar boyunca, mutlu bir yaşam sürüyoruz.


2001 yılında Güney Kore’de çekilen ve günümüzde hala popülerliğini koruyan harika bir filmdir My Sassy Girl. Ülkemizde “Hırçın Sevgilim” adı ile gösterilen bu filmi ilk izlediğimde yaşananların hayal ürünü ile yazılmış bir senaryo olduğunu zannetmiştim.
Yüzyılın Aşkları, Can Dündar’ın önce kaleme aldığı, sonra da belgeselini yaptığı buram buram aşk kokan bir kitap. Geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran insanlar ve yaşadıkları aşkları böylesine etkileyici bir yazıya ancak Can Dündar dökebilirdi.








