
Efendim Türkiye yatıyor kalkıyor seçim meydanlarının sesini dinliyor . Partiler il il , ilçe ilçe , belde belde dolanıp halka kendi yapacaklarından daha çok başkalarının ne yapmadığını anlatıyor . Şimdilerde o meydanlarda konuşulan , devletin şehirlerdeki temsilcisi vali yenilen bir şey midir , yoksa yenmeyen bir şey midir ? =))
* * *
Bendeniz yenilir mi yenilmez mi bilemiyorum ancak sizlere seneler öncesinden bir Vali anısını çıkarıp önünüze seriyorum .
* * *
Yıl 1924, Kars ve çevresinde şiddetli bir deprem olur. Vali, İbrahim Ethem Aykut’tur. İki gün sonra Cumhurbaşkanı Atatürk Kars’a gelir, akşam yemeğinde deprem hakkında ayrıntılı bilgi ister. Vali ayrıntılı bilgi verir, bölgeye gönderdiği memurların raporlarını özetler. Atatürk beğenmez, sert bir dille hoşnutsuzluğunu belirtir.
* * *
VALİ susup bir kenara çekilmez.
“Zatı devletlerinin bir devlet başkanı ve bunun üstünde büyük kurtarıcı bulunmanız dolayısıyla benimde derin hürmet ve bağlılığım var. Aldığım tedbirleri yeterli görmeyebilir, beni de valilikten uzaklaştırabilirsiniz. Ama, devleti, sizi temsil ettiğimizden, şu anda ve burada küçük düşüremezsiniz.”
Sonra ne mi olur?
Elbette soğuk bir hava eser, yemekten kalkılır, Vali’nin eşi Hacer Hanım, “Aferin Ethem!” der:
“Çamaşır yıkar, yine geçimimizi sağlarız!”
Daha sonra İbrahim Ethem Aykut, Samsun, İzmir gibi büyük illere atanır, oralarda valilik yapar.
Atatürk, cumhuriyetin valisini yememiştir.
Vali yemek ya da yedirmemek o günlerin sözlüğünde yoktur.
* * *
Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Pulur’a bizlere bu geçmiş zaman hikayesini hatırlattığı için teşekkürler…
Efendim Türkiye yatıyor kalkıyor seçim meydanlarının sesini dinliyor . Partiler il il , ilçe ilçe , belde belde dolanıp halka kendi yapacaklarından daha çok başkalarının ne yapmadığını anlatıyor . Şimdilerde o meydanlarda konuşulan , devletin şehirlerdeki temsilcisi vali yenilen bir şey midir , yoksa yenmeyen bir şey midir ? =))
* * *
Bendeniz yenilir mi yenilmez mi bilemiyorum ancak sizlere seneler öncesinden bir Vali anısını çıkarıp önünüze seriyorum .
* * *
Yıl 1924, Kars ve çevresinde şiddetli bir deprem olur. Vali, İbrahim Ethem Aykut’tur. İki gün sonra Cumhurbaşkanı Atatürk Kars’a gelir, akşam yemeğinde deprem hakkında ayrıntılı bilgi ister. Vali ayrıntılı bilgi verir, bölgeye gönderdiği memurların raporlarını özetler. Atatürk beğenmez, sert bir dille hoşnutsuzluğunu belirtir.
* * *
VALİ susup bir kenara çekilmez.
“Zatı devletlerinin bir devlet başkanı ve bunun üstünde büyük kurtarıcı bulunmanız dolayısıyla benimde derin hürmet ve bağlılığım var. Aldığım tedbirleri yeterli görmeyebilir, beni de valilikten uzaklaştırabilirsiniz. Ama, devleti, sizi temsil ettiğimizden, şu anda ve burada küçük düşüremezsiniz.”
Sonra ne mi olur?
Elbette soğuk bir hava eser, yemekten kalkılır, Vali’nin eşi Hacer Hanım, “Aferin Ethem!” der:
“Çamaşır yıkar, yine geçimimizi sağlarız!”
Daha sonra İbrahim Ethem Aykut, Samsun, İzmir gibi büyük illere atanır, oralarda valilik yapar.
Atatürk, cumhuriyetin valisini yememiştir.
Vali yemek ya da yedirmemek o günlerin sözlüğünde yoktur.
* * *
Milliyet Gazetesi yazarı Hasan Pulur’a bizlere bu geçmiş zaman hikayesini hatırlattığı için teşekkürler…















