2 Temmuz 1993′ten bugüne 17 yıl geçmiş. Çocuk gözlerimle bakmış, anlam verememiştim haberlerde izlediklerime. O halimle zihnim almamıştı olanları. Madımak’ın içinde insanlar olduğunu hayal dahi edememiştim.
Tıpkı 90 lı yıllarda gerçekleşen onlarca olayı olduğu gibi bunu da anlayamamıştım.
Aklın mantığın almadığı olaylar silsilesiyle doludur 90larda…
Ekşi Sözlük’ten edindiğim notlar şöyle o günlere dair:
- Prof. Dr. Muammer Aksoy, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.
- Çetin Emeç ile şoförü, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldüler.
- Turan Dursun suikast sonucu öldürüldü.
- Bahriye Üçok bombalı paketle öldürüldü.
- Uğur Mumcu öldürüldü.
- Eşref Bitlis öldü(rüldü).
- Turgut Özal öldü.
- Sivas katliamı’nda 37 aydın yobaz sürüsü tarafından yakıldı.
- Behçet Cantürk, Savaş Buldan gibi uyuşturucu kaçakçıları öldürüldü.
- Gümrük Birliği anlaşması imzalandı. Tansu Çiller “Türkiye 1998′de AB’ye tam üye olacak” dedi.
- Gazeteci Metin Göktepe faili meçhul bir cinayete kurban gitti.
- 28 şubat’ın rap rap sesleri duyulmaya başladı. aczmendiler ortaya çıktı.
- Susurluk skandalı patladı.
- Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le nerdeyse canlı yayında basıldı.
- Sincan’da tanklar yürüdü. Çevik Bir İran’ı terörist ilan etti.
- 28 şubat tarihli MGK toplantısıyla refah-yol hükümetine askeri kanattan dayatılan kanunlarla hükümet etkisizleştirildi ve akabinde kabine değişti. bu olay post modern darbe olarak Türk siyasal tarihinde yerini aldı.
- Disk, Kesk, Türk-iş ve bilumum sivil toplum örgütü MGK safında hizaya geçti.
- Ahmet Necdet Sezer anayasa mahkemesi başkanı oldu.
- Refah partisi Vural Savaş’ın açtığı davayla kapatıldı.
- İdari bir kararla başörtüsü üniversitelerde ve kamusal alanlarda resmen yasaklandı.
- Ahmet Taner Kışlalı öldürüldü.
Doksanlar Türkiye’sinde olanların elenmiş hali bu.
Can Dündar’ın “O Gün” isimli belgeselinin başlangıcında söylediği bir söz var. Şöyle diyor üstad: “Türkiye’nin tarihinde öyle kritik günler , öyle dönüm noktaları vardır ki , o günler başka türlü yaşansa biz başka bir ülkede olurduk”
Sivas katliamı da öyle bir gündür işte. Öyle bir gün ki , yarası kapanmaz , unutulmaz… Devletin acziyetinin mi ,yoksa infaz izninin mi resmidir Sivas Katliamı değişir yoruma göre…
Şahsi fikrim Sivas bu üstteki listeden ayrı düşünülemez .
İzi kalsın , yarası hiç geçmesin diye yakılan canlardır Sivas…
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında, aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu pek çok sanatçı ve fikir insanı dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin’in özel davetlisi olarak bu kente geldi. Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polis tarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Binlerce kişiden oluşan karşıt grup, Kültür Merkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nı taşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Oteli civarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grup önce Madımak Oteli önündeki araçları ateşe verdi ve oteli taşladı. Madımak oteli tutuşturulan perdeler ve alt katta bulunan eşyalarla birlikte yakıldı. Otele sığınmış olan kişilerden, aralarında Asım Bezirci , Nesimi Çimen , Muhlis Akarsu, Metin Altıok ve Hasret Gültekin’in de bulunduğu 35 kişi yanarak veya dumandan boğularak yaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu 51 kişi de olaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. İtfaiye merdiveniyle kurtarılmaya çalışılan Aziz Nesin, merdiven trabzasındaki görevli tarafından darp edilip, merdivenden itfaiye aracı etrafında toplanan azgın kalabalığa doğru itildi. Başından yaralanan Aziz Nesin’i linç girişiminden araya giren polisler kurtardı. Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi yaşamını yitirdi. Akşam saatlerinde valilikçe ilan edilen “2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlik güçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
Hayatını kaybedenler

- Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
- Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu’nun eşi
- Gülender Akça - 25 yaşında
- Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar, felsefeci
- Ahmet Alan - 22 yaşında
- Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci, fotoğraf sanatçısı
- Sehergül Ateş - 30 yaşında
- Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
- Erdal Ayrancı - 35 yaşında
- Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
- Belkıs Çakır - 18 yaşında
- Serpil Canik - 19 yaşında
- Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
- Nesimi Çimen - 62 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
- Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
- Serkan Doğan - 19 yaşında
- Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı
- Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında
- Gülsüm Karababa -22 yaşında
- Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
- Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
- Koray Kaya - 12 yaşında
- Menekşe Kaya - 17 yaşında
- Handan Metin - 20 yaşında
- Sait Metin - 23 yaşında
- Huriye Özkan - 22 yaşında
- Yeşim Özkan - 20 yaşında
- Ahmet Öztürk - 21 yaşında
- Ahmet Özyurt - 21 yaşında
- Nurcan Şahin - 18 yaşında
- Özlem Şahin - 17 yaşında
- Asuman Sivri - 16 yaşında
- Yasemin Sivri - 19 yaşında
- Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
- İnci Türk - 22 yaşında
Gerisini üstad söylesin ve 43 dakikalık “O Gün” isimli belgeselini izlemenizi tavsiye ediyorum.
Unutmamak ve anlamak için…





















İlk defa Madımak olayının ne oldugunu öğrendim, teşekkürler emeğine
Madımak katliamı Türkiye için bir çok kara,acı bir gün.”Cumhuriyet burada kuruldu ,burada yıkılacak” diye bağıran o böcekvari yaratıklar onların kara zihniniyetin yaptıklarıda yanlarına kar kaldı ya…yazık.
Emeğine sağlık Cefe…
Aziz Nesin,rahmetli Demirtaş Ceyhun’un Asılacak Adam Aziz Nesin kitabında şöyle anlatıyor olayları:”Sivas’a bir anlamda devletin çağrılısı olarak gitmiştim.Vali de bizim yanımızdaydı hep.O nedenle benim için bir bir tuzak kurulmuş olacağından kuşkulanmak şöyle dursun,olaylar patladıktan sonra bile bu boyutlara ulaşabileceğine ihtimal vermiyordum kesinlikle.Çünkü dedim ya devlet bizimle beraberdi.Başbakan yardımcısı Erdal İnönü,otele telefonla konuşmuştu bir iki kez.İçişleri bakanlığı yetkililerine durum bildirilmişti.Bu yüzden hepimiz devlet bizi mutlaka kurtaracaktır diyorduk.İyi kötü bir devlet vardı henüz,yürekten inanıyorduk ve bizi çapulculara bırakmaz,yem etmez diyorduk.Ama ne yazık ki,Sivas’ta 37 canla birlikte devlet de yandı o gün.”
Aziz Nesin’in ölümünün 15. yılında onu kendi ifadeleri ile anlatan bu kitabı bulup okumanızı tavsiye ederim.
Madımak’ın 16 yıldır müze yapılamaması,oranın altında kebapçı dükkanı olması da devletin başka bir ayıbıdır.Orada asıl hedef Aziz Nesin’di,bu çılgın gürüh amacına ulaşamadı ama 37 can gitti.Bu olay provakasyondu,derin devlet işiydi,Aziz Nesin’in tahriki vardı diyerek kesinlikle sulandırılmasın.Olayın irticai boyutu bazı malum çevrelerce görmezden geliniyor.Bu olay Türkiye’de dinle oynamanın ne kadar tehlikeli olduğunu,dini fanatizmin vahim boyutunu ortaya koymuştur.Cefenin yazdığı gibi Uğur Mumcu,Ahmet Taner Kışlalı,Turan Dursun,Bahriye Üçok hepsi bir cinayet zincirinin, aynı zihniyetin katlettiği aydınlardı.Bu listeye Necip Hablemitoğlu’nu da ekleyebliriz.Bu cinayetler doğru dürüst soruşturulmalı ve arkasında hangi örgüt,hangi zihniyet,hangi devlet varsa açığa çıkmalı ve hesap artık geç de olsa sorulmalıdır.