
”Arılar yok olursa, insanların yalnızca 4 yıl ömrü kalır.Arı olmazsa,tozlanma olmaz;bitki olmaz,hayvan olmaz,sonunda da insan olmaz.
Yukarıdaki sözleri ünlü bilimadamı Albert Einstein söylemiş.Einstein,bu sözleriyle arıların bal yapmak dışında da insanlık için hayati işlevleri olduğunu kısaca ve açık biçimde çok güzel anlatmış.
Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden Tayfun Özkaya’nın yazdığı Cumhuriyet gazetesinden özetleyerek aktaracağım yazı,ülkemizde ve dünyada arıların tarımsal süreçler sonunda yok olmasını çarpıcı bir biçimde anlatıyor.
Geçen yıl ülkemizde arılarda kitlesel ölümler olmuş idi,fakat asıl kayıplar ABD ve benzeri ülkelerde oldu.Arı sayısı ABD’de 2006′da yüzde 32 düşmüş.2007′de düşüş artarak yüzde 36 olmuş.Koloni çöküş hastalığı nedeniyle İngiltere’de 2007\2008 kışında yüzde 30′luk bir arı kaybı yaşanmış.
Endüstriyel tarım,tarım ilaçları,kimyasal gübreler v.b sanayi girdilerinin yoğun kullanıldığı tarım sistemidir.Bu tarım sistemi ülkemizde ve diğer birçok ülkede çiftçiyi pahalılaşan girdilerle soyarken,aynı zamanda hayatı yok etme gücünü de kazanmıştır.
Sanayiye dayalı girdiler olmaksızın veya çok az kullanarak tarım yapma imkanı vardır.
Kısmen doğal alanların sürekli azalması nedeniyle arı yemleri giderek daha çok hazırlanmaktadır.Bunlar yapay katkılar,protein ve glikoz\fruktoz şuruplarından yapılıyor.Grain adlı kuruluş,bu yapay diyetin arıların bağışıklık sistemini zayıflattığı yönündedir.
Bazı tarım ilaçları,arıların kovanlarını bulmasını engellemektedir.
www.siviltoplumakademisi.org da okuduğum makale, arı ölümlerini küresel ısınmaya ve çevre kirliliğine bağlıyor.
İnsanoğlu,doğayı bencilce,zalimce yok etmekte,ekolojik dengeyi bozmakta,hem kendine hem de diğer canlılara zarar vermektedir.Doğayı katlettiği gibi diriltmek de yine insanoğluna düşüyor.
















kuranı kerim de bile sadece çok şifalı olarak balın adı geciyor..
arıların nekadar kıymetli oldugu belliymiş meğer