Yukarıdaki başlık,benim katılamadığım Muhibbiler Konuşuyor-2′nin tartışma konularından biriydi.Öncelikle şunu söyleyeyim;bu konuda elbette uzman değilim,bildiklerim okuduğum kitaplar ve yazılarla sınırlı..Ancak her Türk’ün bu konuda bir çok kaynak okuyup araştırması ve bir fikir sahibi olması gerektiğini düşünüyorum.Atatürk’ün doğum günüm dediği 19 Mayıs’ta bu konuyu tartışmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.Elbette onu bir yazıya sığdırmak mümkün değil,bunun bilincindeyim.
Atatürkçülük,Kemalizm,Atatürkçü düşünce sistemi v,b..Ben bu kavram kargaşasından ve bunların yıllardır bize farklı şeylermiş gibi sunulmasından rahatsızım.Burada Atatürkçülük nedir?Kemalizm nedir?farkları var mıdır?tartışmasına girmeyeceğim.
Atatürk,çağının çok ilerisinde bir liderdi,ancak şu anki Atatürkçülük yorumumuz maalesef çağımızın çok gerisinde,20.yüzyıl koşullarıyla 21.yüzyılda Atatürkçülüğü yorumlama gibi bir hataya düşüyoruz.21. yüzyıla uygun bir Atatürkçülük yorumuna,bu konuda bir düşünce devrimine ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk’un son kitabında yazdığı gibi;Atatürk cüceleştirilmiş,30”lu yıllara hapesedilmiş,devrimci,evrimci özünü yitirmiş”.
Atatürk,ideolojik değil,çağa,koşullara ve olaylara göre hareket eden pragmatik bir liderdir. Atatürk,Kemalizmi doktrine dönüştürüp kitaplaştırmak isteyen Yakup Kadri Karaosmanoğlu’na ”öğreti istemem,donar kalırız,biz yürüyüş halindeyiz ”demiş.Ayrıca Atatürk,ben hiç bir kalıplaşmış düşünce,dogma bırakmıyorum,benim manevi mirasım akıl ve ilimdir”demiştir.Dolayısıyla Atatürk’ü tabulaştırıp,dogmalaştırıp dondurmak gibi bir hataya düşmememiz lazım. O,statükocu değil devrimcidir.
Bugün Atatürk’ün konjonktürel bir sözünü alıp kendi ideolojileri yararına kötüye kullananlar,Atatürk’e en büyük zararı vermektedirler.Atatürk,Kurtuluş savaşı sırasında Sovyetleri övdü,Atatürk sosyalistti;halifeyi kurtarmaktan bahsetti,Atatürk hilafetçiydi v,b…Emre Kongar,bir yazısında bu durumu şöyle açıklıyor:”Tabii Atatürk bir devlet kurduğu, “kurucu baba” olduğu için, bugün bu devletin içinde yaşayan herkes, ona sahip çıkmakta ve kendi farklı görüşlerini onun adına savunmakta. Bu kargaşa, bütün “kurucu babaların” kaçınılmaz yazgısıdır”. Ben hiç kimsenin Atatürk’ü kendi dar ideolojik kalıplarına hapsetmeye,sığ sularında Atatürk’ü boğmaya hakkı olmadığını düşünüyorum.
19 Mayıs Atatürk Gençlik ve Spor Bayramını kutlarken gençlik;Atatürkçülük adına Atatürkçülüğe zarar veren heykel ve tören Atatürkçüleri ve tarih derslerindeki kronolojik,mitolojik anlatım yüzünden Atatürkten bıktırılır hale getirilmiş;okumayan,sorgulamayan,düşünmeyen fikir fakiri bir durumdadır.Böyle yetiştirilen gençlikten de Atatürk’ün gençlere emanet ettiği Cumhuriyet’e sahip çıkmasını beklemek anlamsızdır.Atatürk,gençlere:”’Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz” demiş ama gençler Atatürk’e bir hayli uzak…Atatürk’e göre;”20 yaşında bir yobaz,ihtiyar;70 yaşında bir idealist ise gençtir”.İdealist gençler,onun izinden gitmeye devam edeceklerdir.
Sarışın,mavi gözlü adamın 19 Mayıs’ta tuttuğu ışık,tüm karanlıklara rağmen yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.
Not:Daha yazmayı düşündüğüm çok şey vardı,bir çok önemli konuya değinemedim, yazımın başında dediğim gibi onu bir yazıya sığdırmak zor,satırlar da vakitler de onu anlatmaya yetmez.Bu elbette benim öznel yorumum,nesnel,bilimsel bir makale değil sonuçta yazdığım,bu nedenler eksiklerim,hatalarım olabilir,bunlar için özür dilerim.




















