Yazımın başlığını oluşturan bu cümle, filmde Selçuk Yöntem'in dile getirdiği ve bir Türkiye gerçeğini gösteren bir tespit. Filmin özünü de bu cümle oluşturuyor zaten.
1960'ların Türkiye'sinde yaşanan ve ancak bu filmle öğrenebildiğim acı bir gerçeği anlatıyor.
Anlatılmayan, dile getirilmeyen, unutturulan bir gerçeği bugün bize hatırlatan, bu cesareti gösterip bu filmi yapan Tolga Örnek'e ve tüm değerli oyunculara teşekkür ediyorum öncelikle. ...more»
Magazinle çok haşır neşir olan biri değilimdir ancak internetten haber okuyorsanız mutlaka karşılaşıyorsunuz magazinle. Bahsedeceğim konunun magazinle çok alakası yok aslında. Neyse uzatmadan konuya dalalım :D
Geçen gün bir televizyon programına konuk olan Deniz Çakır'ın kadın-erkek ilişkileri üzerine bir açıklaması olmuş. Hem hak verdim hem de çok hoşuma gitti söyledikleri. Kadınların erkekleri duyarsızlıkla suçlamasının haksızlık olduğunu ve hayatı zorlaştıranın aslında kadınlar ...more»
Alsancak'taki tarihi havagazı fabrikasının önünden belki yüz kere geçmişimdir ama hiçbir zaman çok ilgimi çekmedi, belediye tarafından restore edilip hizmete sunulduktan sonra bile... Çünkü dışarıdan bakınca hala terk edilmiş bina izlenimi veriyor. Restorasyondan sonra orayı müze haline getirdiklerini ve ziyarete açtıklarını düşünüyordum. Yanılmışım!
Geçenlerde önünden geçerken merak ettik, hadi girelim dedik Cefe'yle, yoksa sittin sene giremicez :D İyiki de girmişiz. ...more»
Hemen hemen her sene kitap fuarına giderim, daha doğrusu gitmekten kendimi alamam. Kitap benim için büyük bir tutku...
Fuar diyince benim kafamda şekillenen düşünce; fuar alanında piyasanın tüm kuruluşlarının bir araya geldiği, etkinlikler düzenlediği ve tüketiciye normal piyasa koşullarından daha avantajlı bir fiyat seçeneği sunan organizasyon oluyor. Ancak kafamdaki düşünceyle gerçeğin uyuşmadığı bir nokta var ki o da fiyat seçenekleri.
Biz Türk ...more»










