
İki üç hafta önce bir dost meclisindeki sohbette , bugüne kadar her insanının en az bir kez olsun söylediği , o klasikleşen konuya değinmiştik;
“insan neden hep mutlu olmaz yada yaşam insanlara neden hep mutluluk tattırmaz ?”
Hemen hemen bu kelimelere benzer şeyler söylemiştim o gün :
“Mutluluk mutsuzlukla beslenir. Bir yerde siyah varsa beyaz parlaktır. Karanlık varsa aydınlık beklenendir. Mutluluğu var eden yaşadığımız mutsuzluklardır.”
Yapılan tatlının en güzel yanı tencerenin dibinde kalan değil midir ?
Azdır ve dibini kazıya kazıya iki kaşık anca çıkarmışızdır. Emin olun dolu bir tabak tatlıyı daha güzel yapan ancak o tencerenin kazınmasından sonraki andır…
Elbet acı olan , mutsuzluk veren arzu edilen değildir ama neylersin ki insan aklı ancak kaybetmekle fark ediyor birçok şeyi…
* * *
Dün , 18 senedir ekmeğini yediğim , sohbetini dinlediğim , sevgisini hissettiğim , kardeşim bildiğim Melis kardeşimin annesi Zuhal teyzemi ebedi yolculuğuna yolladık.
Aklın durduğu , yüreğin hissetmediği , gözün kurumadığı anlardaydık…
* * *
Bu acıya merhem olacak tek şey zamandır. Zamanı akıtanda sebeplerdir. Bu sabah o sebeplerden biriyle karşılaştım . Binlerce blog yazarının kayıtlı bulunduğu Bloxoo’da 13 Kasım 2009 gününün blogu seçilmişiz .
Düşüncenin emeğin fark edildiğini görmek yüzlere tebessüm veriyor.
Ama sanırım en önemli yanı , tekrar düşünmek , tekrar kaleme dokunmak için , zamanlamanın ince ayarıydı.
Tam zamanın da gelen ufak bir tebessüm oldu…
















Tam zamanında gelmiş bir ufak tebessüm olmuş sizin için demekki..Bazen ufak şeyler de insanı mesut eder.Arkadaşınızın annesini kaybetmeniz büyük acı tabi..Allahtan rahmet diliyorum..Ama bloxoo en azından dediğiniz gibi ufak bir tebessüm etmenizi sağlamış bugün..Daha mutlu günlere inşallah…saygılar ve sevgiler..ve tekrar tebrikler..