
İki üç ay kadar önce Milliyet Gazetesinin Cadde ekinde Usta Gazeteci Çetin Altan’ın kadın erkek ilişkileri üzerine 12-13 bölümlük bir yazı dizisi vardı. O röportajdan aklımda kalan bir satır var. Nicedir zihnimde tekrarlanıp duran o satır şuydu: “Aşk, birlikte olduğun kişiyle zamanı unutmaktır” diyordu üstad.
Marifet zamanın içinde yoğrularak pişmekmiş, emek vermekmiş, sabretmekmiş… An gelince kendini unutup o olmakmış. İki isimden tek isim olmakmış.
Marifet “CiHande” olmakmış.
ÇÜNKÜ
Her şeyin hızlı tüketildiği-yaşandığı dönemin çocuklarıyız oysa biz…
Uzun uzadıya şeylere tahammül olmayan bir zamandayız.
Anlamaya ,beklemeye ,emek vermeye sabrımız olmayan zamandayız.
Anlık iletiler , kısa mesajlar , sloganik söylemler ve imaj-prestij tutkularının zamanındayız.
Sinsice çıkar ilişkilerinin döndüğü, en masum anında dahi içinden önce “BEN” diye düşünenlerin zamanındayız. Biz olmanın , kendini unutmanın değerinin küçümseneceği zamandayız.
Böyle bir zamanda , zamanı unutarak iki yılı bitirdik cancağızım…
Büyütmemeli geçen iki yılı gözümüzde, zira bekler bizi bir ömür daha bu yolda…
Aynı tad,
Aynı bakış,
Aynı inanç,
Aynı nefes,
İki can ve tek isimde…
“Cihande 2 yaşında” =)
















Nice Cihandeli senelere aynı tadla, aynı bakışla, aynı inançla, aynı nefesle…
Tek bedende iki canla…
yazının başlığını görünce yorum yazmadan duramadım :)) nice nice cihandeli senelere emi:)
Amin Fulyam
çekemeyenlere inat, oh olsun