top-image

Futbol konulu yazılar genellikle objektif olamaz ve yazan kişinin tuttuğu takımın renklerini taşıyan bir yazı olur ister istemez . Ancak yazmam gerektiğine inandığım bu yazıda , olabildiğince Galatasaraylılık kimliğimi yansıtmadan “insana” dair notlar düşmeye çalışacağım .

Pazar günü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyum’unda oynanan maçı , daha önceki 9 karşılaşmada olduğu gibi Fenerbahçe kazandı . İki gündür okuduğum bir çok köşe yazarı ve görsel basında maç sırasında yaşanılan olaylardan bahsediliyor . Galatasaray taraftarı yaşanılan olayların sağlıklı bir futbol karşılaşması yapmaya olanak sağlayamadığını söylüyor; Fenerbahçe taraftarı ise üst üste onuncu galibiyetini yaratıcılıkları ile kutluyor .

Şahsi fikrim Adnan Polat’ın açıklamalarıyla aynı . Galatasaray futbol olarak iyi değildi ve kaybetti. Ancak pazar akşamı yaşanılan yalnızca futbol olsa bu konuda tartışmalar dönüyor olabilirdi . Daha bir çok şey daha yaşandı o stadyumda . Tıpkı geçen yıl 33. haftada Ali Sami Yen Stadyumunda olduğu gibi , tıpkı ondan önce Şükrü Saraçoğlu’nda olduğu gibi… Geriye doğru bu sıralama uzayıp gidiyor…

Geçen yıl Saraçoğlu’nda Galatasaray kalecisinin kulağına maytap fırlatıldı !!!

Geçen yıl Ali Sami Yen’de koltuklar kırıldı ve sahaya fırlatıldı !!!

Bu yıl Saraçoğlu’nda hakemin başına 7 dikiş atıldı !!!

Örnekler çoğaltılabilir ancak herkesin bildiği bu tabloyu uzatmaya gerek yok . Önemli olan sorular şunlar :

* Suç sayılan eylem , toplu olarak gerçekleştirildiği vakit suç niteliğini mi kaybediyor ?

* O maçı yöneten hakem , maçı iptal etseydim 50 bin kişiyi hangi kolluk kuvvetleri o an dizginleyebilirdi diye röportaj veriyor ise hukuk nerede , ahlak nerededir ?

* Yetkililer slogan söylemleri ile -barış dostluk spor kardeşliktir , fair play- hangi sorunu çözebilmişlerdir ?

* Kazanan tarafın , yaşanılanlardan hiçbir sorumluluk hissetmeyip isyan etmeme , bu durumu kısır bir döngüye sokmaz mı ? Kazanan ne yaparsa yapsın her zaman haklı mıdır ?

* Üzerinde düşünülmesi gereken bu konular bir toplumun ahlaki çöküntüsünün işaret değil midir ? Üzerindeki formaları çıkarmayan yetkililerin bu sorunlarla baş etmesini beklemek olayı çıkmaza sokmaz mı ?

SUÇ toplu şekilde işlendiğinde AKLANMAZ ! Suça göz yuman hiçbir sistem ayakta kalamaz; gün gelir suç yumağının içerisinde yok olur…

Bu konu üzerlerinde ki renklerin hangisi olduğunu önemsemeden; bir cana mal olmasını beklemeden üzerine düşülmesi gereken noktaya gelmiştir artık…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu yazi guzel dimi :) Paylassana!

Bi de yorum yaz tamamdır :)

2 Yorum to “Derbi Maçı ve Suçun Toplu İşlenip Aklanması”

  1. Arda diyor ki:

    Sert,gülmemeyi marifet sanan,polis hakemimiz olaylardan dolayı maçı oynatmayacak,Arda ile Christian’a kırmızı kart gösterecek cesareti gösterseydi çok iyi bir örnek olurdu.

    Futbloun barış,kardeşlik,fairplay olduğu söylentilerinin de hikaye olduğu bu tür maçlarda ortaya çıkıyor.Bir lig maçı bile birlik beraberliğimizi bozabiliyor.Bu futbolu bir spor,bir eğlence,hoşça vakit geçirme aracı gibi görmedikçe,bu işi kamplaşmaya,kutuplaşmaya,kan davasına dönüştürdükçe,tuttuğumuz takımı hayatımızın en önemli parçası gördükçe bu tip manzaralardan kurtulamayacağız.Fener forması giydi diye bir bayan Diyarbakır’da linç ediliyordu;sanki düşman askeri vardı karşılarında.Holiganların bütün statlardan temizlenmesi lazım,bunda bütün kulüp başkanlarına,yöneticilerine ve güvenlik güçlerine büyük görev düşüyor.

    Yılmaz Özdil çok güzel demişti maçtan önce:

    ”Dünyadaki bütün derbilere bakarsak Celtic-Glasgow Rangers derbisindeki gibi din, Roma derbisindeki gibi ideoloji, Buenos Aires derbisindeki gibi ırk, Milano derbisindeki gibi sınıf farkları yatar . Bizde ise din, ırk, sınıf, ideoloji farkı yoktur . Dolayısıyla bizim derbi sidik yarışı derbisidir .”

  2. Cefe diyor ki:

    Dün akşam CNNTURK te Rıdvan Akar’ın programına Kayahan bağlandı. Sebebi de kendisinin Galatasaray’lı olmasına rağmen parçalarının Beşiktaş ve Fenerbahçelilerce kullanılıyor (Bizimkisi bir aşk hikayesi / BJK - Mor menekşe / FB ) olması. Bu durumdan rahatsızlık duyup duymadığını sordu Rıdvan Akar ve Kayahan’ın yanıt durumu özetliyordu :

    “Bizler takımlarımızı neden tuttuğumuzu bilmeyiz . Mutlaka küçükken bi yakınımız yada çevremizden birinin tavsiyesi üzerine bir rengi seçeriz ancak şimdi geriye dönüp baktığınızda , o renkleri seçmenize sebep bu takımın şusu var diye net birşey çıkaramazsınız . Dolayısıyla buna hayatınızın en büyük anlamı gibi bakmak anlamsızdır ve ben parçalarımın diğer takımlarca da kullanılıyor olmasına mutlu olurum . Mor menekşe parçasını fenerbaçenin kullanmış olması hoş espirinin yanı sıra zekice de bir atıf olduğunu belirtti.

    Evimin önünde iki direk vardır. Birinde Türk bayrağı diğerin o yıl şampiyon olan takımın bayrağı asılıdır. Bizler Fenerbahçe bayrağını asabilecek kadar geniş yürekliyiz.” dedi

    Bu konuşmaya birbirine hoşgörü ile yaklaşma açısından katılmamak elde değil . Sebebini bilmediğini bir seçim yüzünden eşinizi dostunuza hakaretler etmek , şiddet göstermek anlamsızdır.

Bir Yorum Yollasana :)




*
Yorumlari Spamlardan ayirmak icin Resimdeki Kelimeyi Bos Alana yazin.
Anti-spam image

Muhtemelen Benzer Yazilar

bottom-img