Dün vizyona gireli baya olsa da gecikmeli bir şekilde Güneşi Gördüm filmine gittim.Mahsun Kırmızıgül’ün filmi diye olumsuz bir önyargıyla bakanlar,Beyaz Melek gibi güzel bir filmle hayal kırıklığına uğradılar.
Bu filmde de Beyaz Melek’le ortak bazı noktalar vardı;doğudaki nüfus artışı sorunu,töre ,göç ve benzeri konular,bu filmde de işleniyordu.
Bana hepimiz kardeşiz,barış olsun,savaş olmasın,analar ağlamasın,silahlar sussun gibi iyi niyetli dilekler,içi doldurulmadıkça safça geliyor.Bu filme giderken de aklımda Mahsun Kırmızıgül’ün kardeşlik türküsü vardı,filmin de bu doğrultuda olduğunu düşünüyordun,yanılmadım.
Mahsun Kırmızıgül,devlet ve terör örgütü arasında tarafsız olma kaygısıyla hareket etmiş.Aydın insan bana göre bu konuda tarafsız olmamalıdır.Bir tarafta ülkeyi bölmeye çalışan bebek katili bir terör örgütü,öbür tarafta vatanın bütünlüğünü savunan,bu uğurda şehitler veren ordu var.Türkiye’de devlet ve ordu düşmanlığını aydın olmak sanan,aydınlığı hainlikle karıştıran bir kesim var,elbette Mahsun Kırmızıgül’ü onlarla aynı kefeye koymuyorum,aksine Mahsun Kırmızıgül’ün oradaki askerlerin insanlara sıcak davranmasını,askerle halk arasındaki iyi diyaloğu vurgulamasını çok beğendim.Devletin o insanları ihmal ettiği,yeterince sahip çıkmadığı,göçe zorladığı ve bunun için gerekli maddi desteği sağlamadığı,o insanların örgütle devlet arasında sıkışıp kalması çarpıcı biçimde anlatılıyor.
Film herkese sizin bir evladınız asker,bir evladınız terörist olsa ne yapardınız diyerek yürekleri sarsan bir soru soruyor.Filmde anlatıldığı gibi:”Biri ölünce şehit,diğeri terörist oluyor”.
Filmde denildiği gibi:”Oradaki erkek çocuk,ya asker,ya koruyucu ya da örgüt üyesi oluyor”,ne yazık ki başka alternatifi yok.
Filmde Norveç,Türkiye kıyaslaması ve sürekli gözümüze sokulan Türkiye kötüdür,Norveç iyidir mesajı pek hoşuma gitmedi.Sapla saman karıştırılmış.Norveç,bir çok yönüyle Türkiye’den iyi bunu kabul etmek gerekir ama Norveç’te terör sorunu yok,töre sorunu yok,nüfusu bizim kadar hızlı artmıyor,bu yüzden Norveç’in bizden daha gelişmiş olması doğal,Norveç gibi olmamızı istemek güzel ama bu o kadar kolay olacak bir iş değil,politikacılara bu konuda bu kadar yüklenmek haksızlık olur.Norveç’e gidin,Türkiye’de yaşanmaz tavsiyesini sevmedim.
12 Eylül’de yapılan işkencelerin ve Kürtçe konuşmaya getirilen yasakların terörü azdırdığı,kanayan yarayı derinleştirdiği de filmde doğru bir biçimde işleniyor.
Doğudaki erkek çocuğu kız çocuğundan üstün tutma olgusu,kadının erkek çocuk doğurma makinesi olarak görülmesi,erkek doğurmazsa üstüne kuma getirilmesi,bastırılmış cinsellik ve özellikle kız çocuklarının okuyamaması gibi bir çok sorun da filmde yer bulmuş.
Filmde beni en çok etkileyen sahne,filmdeki eşcinsel karakterin karda açan Berfin çiçeği gibi Güneşi görerek ölmesiydi;filmin bana göre en çarpıcı sahnesiydi.
Cahit Sıtkı Tarancı’nın ”Memleket isterim,ne başta dert ne gönülde hasret olsun,kardeş kavgasına bir nihayet olsun” dizeleri filme cuk diye oturmuş.(Bu şiiri Onur Akın bestesiyle dinlemenizi tavsiye ederim.)

Geçen gün Mardin’de 44 kişinin öldürüldüğü vahşetten sonra bu film,gözümde daha bir anlam kazandı.Oradaki halkı koruculardan korumak gerek.
Yılmaz Özdil’in yazdığı gibi;”Atatürk’ün hayal ettiği toprak reformunu yapmazsan,Köy Enstitülerini kapatırsan ya törerizm ya da terörizm”.Törerist bana göre teröristten de beterdir.Terörü ve töreyi yenmeden,eğitim düzeyini yükseltmeden daha iyi bir demokrasiye ulaşmak da bana göre hikayedir,mümkün değildir.
Önce sorunun adını koymak ve bu adda fikir birliğine varmak gerekiyor.Kürt sorunu mu ,doğu sorunu mu,bölücülük sorunu mu,terör sorunu ,demokrasi sorunu mu,bölgeler arası adaletsizlik sorunu mu,yoksulluk sorunu mu,eğitim sorunu mu?Sonra bu sorun neyse o sorunun üstüne kararlıkla gitmek ve o insanları dinleyip, anlayıp,kucaklayarak ,sahiplenmek gerekiyor.
Emperyalizmin pompaladığı etnik milliyetçilik sürdüğü müddetçe terörü bitirmek çok güçtür.
















Güneşi Gördüm filim tanıtımı ve yorumu için teşekkürler, ilk fırsatta gitmek istiyorum, iyi çalışmalar dilerim.