
Yaşam,gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştiremediğimiz düşlerimizin toplamıdır.Düşlerimizi gerçekleştiremesek de düşlemekten vazgeçmeyiz; çünkü düşlemeden,düşünmeden yaşanmaz.Düşlerimiz gerçekleşse de yeni düşler kurarız, doyumsuzdur insanoğlu.
Düşünce,düş kökünden doğar.Büyük düşünceler,büyük düşlerden doğar.Descartes,”düşünüyorum o halde varım demiştir.Atatürk,zor şartlar ve imkansızlıklar içinde Osmanlı’nın küllerinden yepyeni bir devleti gençlik yıllarından itibaren büyüttüğü düşler sayesinde kurmuştur.
Türkan Saylan, Cumhuriyet’in bireyi olmak kitabında;”insanoğlu,denizin dibindeki balıklara,gökte uçan kuşlara özenmeseydi,büyük deniz altılar olmayacaktı” diyerek düşlerin insanlık tarihinde ne kadar önemli olduğunu belirtiyor.
Düşlerin kadar büyüksündür derler,ancak büyük olmak için düşlerin çok uçuk olmaması lazım, gerçekleştirilebilir olmalı, düşlerin peşinden gidip,onları gerçekleştirmek için hedefler koyup; planlı, programlı,sistemli,bilinçli bir şekilde hareket etmek,düşlerin gerçekleşeceğine kendini inandırmak gerekir,başka kimse inanmasa bile o düş gerçekleşir.Aksi halde uğradıımız düş kırıkları, ruhlarda tahrip edilemeyecek hasarlara,derin yaralara yol açar.
Düş,umuttur.Düşlerimizi düşürmemek,onları korumak gerekir.Düşlüyorum,öyleyse varım.




















