
Düşünüyorum da ne iyi etmişiz siyasi yazıdan uzak durmayı ilke edinmekle yola başlarken . Zira bugünlerde herkes mutsuz değilse de mutlu hiç değil .
İşsizliğin en önemli meslek olduğu günümüzde , Ankara’da bel altından vuruşlarla devam ediyor siyasi yarış . Hakaret , küfür , iftira , yolsuzluk almış başını yürümüş . Yurdum insanı açlıktan olsa gerek meydanlarda şak şak şak şak şak ….
Hayatında hiç politikaya dair bir terim duymamış adama dinletseniz meydanlarda ki konuşmaları bilir mi acaba onların devlet yönetmeye aday olduğunu ?
Edep Yahu !
Edep !!!
Ekonomik krizin her geçen gün derinleşmesi ve umutları törpülemesiyle “hayat güzeldir” parolamızı törpülememek adına düşünce yoğunluklu yazı yazamaz olduk . Dergilerden , kitaplardan bulduklarımızı anlatıyoruz , biraz olsun yüreklere zihinlere ışık olsun diye.
Allah kimseye depremi yaşatmasın . Ama biz İzmirliler hafifçede olsa sık sık yaşıyoruz . Korkutmasa da , hatırlatıyor güzel İzmir’imizin altında onunda olduğunu . Can yakmasında…
İşte o deprem denilen arkadaş arada kantarın topuzunu kaçırır , sokaklara dökülürüz ya hani . Hiç o vakte kadar selam vermediğimiz komşumuzla çayımızı paylaşırız ya , işte o bence bu toprakların insanının nasıl olduğunu , nasıl olması gerektiğini hatırlattıran sarsıntılardır .
Tıpkı ekonomik krizde böyle işte . Güzel bir şeyler deme şansımız olmuyorsa , fark etmek gerek gizli güzellikleri . Daha sıkı tutunmak gerek aileye , yuvaya . Sohbet etmeyi hatırlamak gerek anneyle , babayla , kardeşle , teyzeyle amcayla… Ve kısmak gerek televizyonun sesini çünkü bugünlerde ondan bol bol küfür , hakaret , hırsızlık duyuluyor .
Sağlık ve huzurla kalın…
NOT : Annesi yeni ameliyat olan eski muhibbi yazarı Gözde kardeşime huzurunuzda tekrardan acil şifalar dilerim…




















