top-image

Elif Şafak’ın Aşk isimli romanı Ella Rubinstein’ı tanımamızla başlıyor . Ella kırklı yaşları bitirmeye yaklaşmış , üç çocuk annesi evli bir Amerikalı hanımdır . Evliliğinde uzunca süredir ciddi problemler yaşıyor olsa da kendisini bu sorunları adeta görmemesi gerektiğine inandırmış bir karakterdir . Eşi onu aldatıyordur ve Ella bunu bilmesine rağmen fark etmezlikten gelmektedir . O kendini daha çok çocuklarının bakımına , evinin işlerine , büyük kızının aniden ortaya çıkan evlilik hayalleri ile mücadeleye adamıştır . Kısacası yaşamın ona getirdiği koşuşturmaca içerisinde kendini unutmuş , belirli görevlerinin bilincinde robot gibi yaşamı olmuştur .

Ta ki eline Aşk Şeriatı isimli kitap geçinceye dek !

Ella Rubinstein bir şeyler üretmek , faydalı olmak adına , çokta önemli bir görev olmayan ama onu yeterince motive edecek olduğuna inandığı bir işe başlamıştı . Bir yayın evinde kitap eleştirmeni asistanının asistanı olmuştu . İlk görevi ise Aşk Şeriatı isimli yeni çıkmış olan bir kitabı okuyup hakkında rapor hazırlamaktı . Kitabın yazarı A.Z. Zahara’ydı . Hakkında hiçbir bilgi bulunmamaktaydı ve kitabını yayınlanması için Amsterdam’a el yazısı halinde postalamıştı . Kitabın konusu ise Mevlana ve Şems Tebrizi’nin ilahi aşkıydı.

İşte Elif Şafak’ın Aşk isimli romanını okumaya başladığınız an , o an oluyor . Şems Tebrizi’nin Bağdat’ta gönüldaşını bulmak için yaşadığı imtihana , yolculuğuna , Konya’ya varışına , orada kimlerce sevilip kimlerce sevilmediğine şahit oluyorsunuz . Mevlana ile karşılaşmalarına , o evde yaşananlara şahit oluyorsunuz . Ahalinin Mevlana ile Şems’in dostluklarını anlamamasına , çekememesine hatta tuzaklar kurmasına şahit oluyorsunuz .

Şemsi , Mevlana’yı , Kimya’yı , Alaattin’i , Sultan Veled’i tanıyorsunuz .

Onları tanırken yolculuğa beraber çıktığınız Ella Rubinstein’dan kopmuyorsunuz elbette . Ella Aşk Şeriat’ı isimli kitabın raporunu hazırlamak yerine , A.Z. Zahara ile yazışmaya onu tanımaya başlıyor . Elindeki kitap hayatını değiştiriyor ve an geliyor birbirlerine aşklarını anlatacak kadar yakınlaşıyorlar .

&   &         &      &

Bu kısma kadar doğal bir kitap özeti şeklinde anlattım Aşk’ı . Şimdi ise kitabı okurken hissettiklerim ve düşündüklerimden notlarda sıra .

Öncelikle bahsetmek istediğim konu daha öncede yazmış olduğum Bab-ı Esrar ve Aşk çakışması . Birbirlerine çok yakın zamanda çıkan bu iki kitap , çok benzer özellikleri ile aynı konuyu işlemekte . Ahmet Ümit İzmir’de bir söyleşi de bu konu hakkında birkaç kelam etmiş bende blogumuza not etmiştim .  Ancak bir diğer yandan da her iki kitapta birbirinin alternatifi olamayacak kadar değerli diyebilirim . Hani bunu okudum , diğerini okumasam da olur demek çok zor . Mutlaka her ikisinden de alacağınız tadlar çok farklı .

Bu iki kitap arasında en bariz farklılık ise Şems Kimya Alaattin aşk üçgenine dair . Elif Şafak Aşk’yla Kimya’nın Şems ile evlenmek istediğini , Alaattin’in karşılıksız bir tutkuyla Kimya tutkun olduğunu anlatıyor .

Ahmet Ümit’in Bab-ı Esrar’ın da ise Kimya ile Şems bir tür zorunluluktan evlendiriliyor ve evlilikleri sonrasındaki günlerden bir gece Şems Alaattin ile Kimya’yı beraber görüyor . Onlar izlendiklerini fark ediyorlar ve kimselere görünmeden Kimya eve geri geliyor . Ama Kimya ile Alaattin’i gören Şems’tir ve Kimya’yı boğarak öldürmüştür .

İzmir’de ki söyleşisinde Ahmet Ümit bu konuda edindiği bilgilerinin , Şems’in aslında Kimya’ya baktığını , o bakışlar dilinin büyüyüp boğulduğunun yazdığını söylemiştir . Kaynak olarakta Mevlana’nın torunlarının eserlerini göstermektedir .

Sonuç itibari ile her iki kitap da bir romandır ve hikayenin bütünlüğü açısından öz değiştirilmeden , şekilde oynanması normaldir . Ancak bu konuda anladığım çok da kesin bilginin bulunmadığıdır .

Bu iki kitap arasındaki bir diğer farklılık ise Bab-ı Esrar ana zaman olarak günümüzü seçmiştir . Yani kitabı okurken daha çok bugünkü zamanı yaşıyorsunuz . Ana karakterin rüyalarında , hayallerinde o geçmiş dönemlere gidiyorsunuz . Aşk’ta ise ana zaman geçmiş dönemler oluyor . Dolayısıyla Sufilik ile ilgili daha derin içerik barındırdığını söyleyebilirim .

Son olarak şöyle bir farklılık sezdim . Bab-ı Esrar’ın Şems Tebrizi’si daha kahraman gibi bir hali var . İşlediği bir cinayeti dahi adalet için yaptı diyebiliyorsunuz . Bu ancak romanlarda kahramanlar için düşünülen bir yaklaşımdır . Aşk’ta ki Tebrizi ise daha çok kuralları yıkan , düzeni bozan , huzursuzluk yaratan biri olarak tasvir edilmiş . Doğruluk payı olsa da Aşk’ı bitirdikten sonra Şems Tebrizi’ye Bab-ı Esrar’da hissettiğim o büyük kahramanlık hissini hissetmedim .

Bab-ı Esrar ve Aşk benzerliğine yönelik söyleyeceklerim bunlardan ibaret . Madem ki başlık Elif Şafak Aşk o zaman daha çok ondan bahsetmek gerek . Şimdi de kitapta anlatılan küçük bir hikayeyi  paylaşmak isterim :

“İki seyyah bir şehirden diğerine gidiyormuş . Derken yollarının üstüne taşkın bir dere çıkmış. Tam karşıya geçecekler , az ötede korkudan tir tir titreyen , yapayalnız ve gencecik bir kadın görmüşler . Adamlardan biri hemen kadına yardıma koşmuş . Onu sırtına almış , suyu öylece aşmış . Sonra kadını derenin öte yakasında yere bırakıp , iyi günler diyip yola koyulmuş .

Ancak yolun kalan kısmında öteki seyyahın ağzını bıçak açmamış . Suratından düşen bin parça . Somurttukça somurtur olmuş . Birkaç saat böyle surat astıktan sonra suskunluğunu bozup şöyle demiş : “Ne demeye kadına yardım ettin ? Birde üstelik ona dokundun . Seni ayartabilirdi ! Baştan çıkarabilirdi ! Erkekle kadın böyle temas etsin olacak iş mi ? Ayıp yahu olmaz bize yakışmaz ! ”

Kadını sırtında taşıyan seyyah sabırla gülümsemiş : “İyi de dostum ben o genç kadını derenin karşısına geçirip orada bıraktım , sen ne demeye hala taşırsın ?”

&        &          &           &

(Sayfa 332)

Kitabın en etkileyici bölümlerinden olan 332. sayfadan kısa bir kesit :

“Hepiniz tebrik ederim ! Bize muhteşem bir gece yaşattınız , ayin içime işledi !

Rumi nezaketle teşekkür etti . Öteki dervişler de onu izledi . Sazendeler ayaklanıp bir araya geldiler ve hükümdarı hürmetle selamladılar . Keyhusrev’in yüzü keyiften ışıl ışıldı . Muhafızlardan birine işaret etmesi ile adamın ona mor kadife keseyi uzatması bir oldu . Keyhusrev kesenin içinde ne çok çil altın olduğunu hepimize göstermek için elinde şöyle bir tartıp hoplattıktan sonra keseyi sahneye fırlattı . Seyirciler takdirle ve minnetle alkışladı . Hükümdarımız ne kadar cömertti !

Yaptığı işten memnun , kendinden emin bir halde Keyhusrev meydana sırtını dönüp kafilesiyle beraber çıkış yolunu tuttu . Ama daha birkaç adım atmıştı ki az evvel sahneye fırlattığı kese aynen havadan uçarak ayaklarının dibine düşüverdi !”

&          &             &          &

Facebook profil iletimde bu kitabı okumuş olanlardan görüşlerini rica etmiştim . İlgilenip yazan arkadaşlarımdan Müge’nin dediklerini de paylaşmak gerek :

“Ben çok beğendim,insanın aslında bazı şeylerin farkında olmadığını bu kitapta anladım diyebilrim,eğer okumadıysanız AŞK’ın hemen ardından TANRININ DOĞUM GÜNÜ’nü okumanızı tavsiye edicem size,tamamlayıcısı gibi…”

&            &          &                &

Son olarakta kitaba dair ufak bir eleştirim olacak ; konusu ile kapak uyumunun tam olmadığını düşünmekteyim . Zaten sonraki baskılarında pembe kapağa alternatif olarak koyu gri kapak da çıkarıldı ancak yinede kapaktaki yaprak figürünün , içeriği çok da net taşıyamadığını düşünüyorum .

Related Posts with Thumbnails

Bu yazi guzel dimi :) Paylassana!

10 Yorum to “Elif Şafak - Aşk Kitap Yorumum”

  1. arda diyor ki:

    Elif Şafak’ın daha önce Bit Palas isimli kitabını okuma teşebbüsünde bulunmuştum,hiç sevmemiş,bitirmeden bırakmıştım.Bu kitap aylardır kitap satış listelerinde ilk sıradan düşmüyor,sonunda ben de meraktan,Elif Şafak’tan hiç hoşlanmama rağmen alıp okuyacağım galiba :)

  2. Cefe diyor ki:

    vaaay arda yaşıyon mu sen yav :) konu ilgini çekiyosa öyle başla ama sonra pişman olma yine :P beni çeken konusuydu ;)

  3. eflatun diyor ki:

    yaşayan biri daha var galiba.. :D epey oldu zannımca ne yazı ne yorum da bulundum.. :D şimdi yazı hakkında da bir yorum yazayım.. cefe ile daha önce aşk, bab-ı esrar konusunu konuşmuştuk, konuşmanın devamını ise cefe nin aşk ı okumasından sonrasına ertelemiştik. :D yukarıdaki yazı da aslında böyle bir konuşmaya pek gerek kalmadığını gösteriyor. şunu da belirteyim, kimya,şems ve alaattin arasındaki ilişki ahmet ümit’in temel olarak aldığı kaynak diye lanse ettiği ve mevlana’nın torunu tarafından yazılan ariflerin menkıbeleri kitabında geçiyor. anlatan da yanlış hatırlamıyorsam sultan veled. enteresan olan kaynak belli iken ahmet ümit de elif şafak da bu konuda kendi yorumlarını kullanmışlar.. ikisinin de anlattıkları ne tam doğru ne de tamamen yanlış.. :D

  4. bahar diyor ki:

    cihancımm ben kitabı cok begendim bir de konya topraklarını bildigim için cok mistik bir hava oldu bende :) Bi Ellaya gidiyosun ordayken aklın Kimyada kalıyor.. Aslında o zamanlarda ne kadar bütünlük varmış mezhep ayrımı olmadan, herkese gönülleri acık şimdi bile bu kadar geniş ufuklara sahip değil insanlar

  5. zenep diyor ki:

    elif şafak aşk acil kitap tahlili lazım yarın finalim var helpppp

  6. öykü diyor ki:

    Elif Şafak’ı aslında pek sevmem. diğer kitaplarını çok beğenmemiştim. ama Aşk aylarca listelerin üst sıralarından düşmeyince ister istemez insanda bir merak uyandırdı. gerçekten mükemmel bir kitaptı. konusu beni çok etkiledi. ama Mevlana ve Şems belki başka bir kitapta daha konu edilinseydi o kitaptanda bu kadar etkilenebilirdim.çünkü beni içine çeken şey kitapta Şems ve Mevlana’nın öyküsüydü…

  7. Hande diyor ki:

    @Öykü, ozaman sana şiddetle Ahmet Ümit- Bab-ı Esrar adlı kitabı okumanı tavsiye ederim. Eminim daha çok etkileneceksin ;)

  8. şair serkan şimşek diyor ki:

    yoruma başlamadan önce sizin kitap haakında bunu söyleye bilirim başta kapak kısmından başlamak istiyorm kapak kısmı gözel olmamış kırmızı olsaydı daha güzel olurdu yada k

  9. ...qöLqe... diyor ki:

    elif safak a yurekten tesekkur ediyorum sonunda aqladqm tek kitap oldu…

  10. Universiteli diyor ki:

    Cok Sağ ol Arkadasım .. Yarın ki Final Sınavında Hoca bu Kitabtan Soracak Çok Sağol Valla :)

Bir Yorum Yollasana :)




Muhtemelen Benzer Yazilar

bottom-img