<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Muhibbiler</title>
	<atom:link href="http://muhibbiler.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://muhibbiler.com</link>
	<description>Bir Kitap Bir Film Bir Hayat Biraz Izmir ve Bize Dair</description>
	<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 19:25:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=abc</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>TÜRKAN. Tek ve Tek Başına&#8230;</title>
		<link>http://muhibbiler.com/turkan-tek-ve-tek-basina</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/turkan-tek-ve-tek-basina#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2009 19:25:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Hande</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[Ayşe Kulin]]></category>

		<category><![CDATA[ergenekon]]></category>

		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<category><![CDATA[türkan saylan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1445</guid>
		<description><![CDATA[TÜRKAN&#8230;
O, kendisine belirlediği hedefler uğruna, yaşam yolunda tek başına yol almayı göze almış bir kadın.
O, hayatını adadığı hastaları uğruna, okuttuğu binlerce yoksul kız ve erkek öğrenci uğruna hayatı boyunca ne aşkını, ne anneliğini, ne de hayatını doyasıya yaşayamadı belki ama ölümünden hemen önceki ÇYDD&#8217;nin kuruluş yıldönümü kutlamasında, 3.kez yakasına yapışan kansere inat, son bir kez [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKAN&#8230;<img class="alignright size-medium wp-image-1444" title="turkan_ayse_kulin2" src="http://muhibbiler.com/wp-content/uploads/2009/12/turkan_ayse_kulin2-208x300.jpg" alt="turkan_ayse_kulin2" width="208" height="300" /></p>
<p>O, kendisine belirlediği hedefler uğruna, yaşam yolunda tek başına yol almayı göze almış bir kadın.</p>
<p>O, hayatını adadığı hastaları uğruna, okuttuğu binlerce yoksul kız ve erkek öğrenci uğruna hayatı boyunca ne aşkını, ne anneliğini, ne de hayatını doyasıya yaşayamadı belki ama ölümünden hemen önceki ÇYDD&#8217;nin kuruluş yıldönümü kutlamasında, 3.kez yakasına yapışan kansere inat, son bir kez ayakta dimdik durmaya çalışıp, son görevini de yerine getirmeye çalışırken, karşısında binlerce kişi onu alkışlıyordu. Tüm yaptıkları için&#8230; İşte bu onun en büyük ödülüydü&#8230;</p>
<p><span id="more-1445"></span></p>
<p>Bir çoğumuz Türkan Saylan&#8217;ı Ergenekon soruşturması kapsamında evine yapılan baskından hatırlıyoruz. Belki birazımız da 2 sene önceki cumhuriyet mitinglerinde adını duymuştur okadar&#8230; Ancak duyduğumuz bu isim asla bukadar değil. Görünen, gerçeğin çok yüzeyinde çok basit hatta aldatıcı&#8230;</p>
<p>Ben onu, onun da çok güvendiği ve kendisinden rica etmesi sonucu hayatını kaleme aldığı Ayşe Kulin&#8217;in ona ithafen yazdığı Türkan adlı kitabıyla az da olsa tanıdım. Hani derler ya &#8220;anlatsam roman olur&#8221; diye, işte tam da öyle bir hayat Türkan Saylan&#8217;ın ki. Anlat anlat bitmez. Neler neler yaşamış, ne zorluklara göğüs germiş, ne hayal kırıklıkları, ne yanlış düşünceler ve bunların yanında ne büyük başarılar, ne doğru kararlar,şahit olunan ne mucizevi hayatlar ve kurtarılan binlerce hayat&#8230;</p>
<p>Okudukça, önünde saygıyla eğilinmesi gereken yüce kadın sıfatını hak ettiğini defalarca anlayacaksınız. Ve böyle bir kadına, güzel ülkemin biçtiği kılıfları, terbiyesizlikleri ayan beyan göreceksiniz&#8230;</p>
<p>Ayşe Kulin&#8217;in güçlü kaleminden, mükemmel bir biyografi. Mükemmel bir yaşanmışlık öyküsü, kocaman bir hayat gözlerinizin önünde. Özellikle her gencin bilmesi gereken, yol gösterici bir kişilik örneği o. Daha fazla uzatmıyım, en iyisi gidin alın okuyun. Benden söylemesi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/turkan-tek-ve-tek-basina/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Allahaısmarladık Tayfa, Cefe Yolcudur&#8230;</title>
		<link>http://muhibbiler.com/allahaismarladik-tayfa-cefe-yolcudur</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/allahaismarladik-tayfa-cefe-yolcudur#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Dec 2009 17:00:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Bizim Yaşamımız]]></category>

		<category><![CDATA[asker]]></category>

		<category><![CDATA[cefe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1436</guid>
		<description><![CDATA[
Vakit geldi artık ,
Bir veda olarak adlandırmamak gerek ; biraz ara biraz mekan değişikliği denebilir ama veda sanki son gibi geliyor kulağa&#8230;
Bir buçuk yıldır blogumuzda yazılarımı takip eden tüm dostlarıma teşekkür ederim .
Hayat bir okuldur ve önemli olan yapılan hatalardan ders almaktır. Blog yazmayı da böyle kabul ettim geçen zamanda&#8230;
Bu yola çıkarken planladıklarım ile şimdi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i50.tinypic.com/msc7ps.jpg" alt="" width="281" height="317" /></p>
<p>Vakit geldi artık ,</p>
<p>Bir veda olarak adlandırmamak gerek ; biraz ara biraz mekan değişikliği denebilir ama veda sanki son gibi geliyor kulağa&#8230;</p>
<p>Bir buçuk yıldır blogumuzda yazılarımı takip eden tüm dostlarıma teşekkür ederim .</p>
<p>Hayat bir okuldur ve önemli olan yapılan hatalardan ders almaktır. Blog yazmayı da böyle kabul ettim geçen zamanda&#8230;</p>
<p>Bu yola çıkarken planladıklarım ile şimdi gelecekte yapmayı düşündüğüm hedeflerim birbirinden çok farklı. Asla yanlış bir yolu seçtiğimi düşünmedim ama , bu farklılıktan dolayı&#8230;</p>
<p>Nasıl ki toprağa ekilen her fidan tutmuyorsa , her fikir her düşüncede yeşermeyecektir.</p>
<p>Umudu , mücadeleyi ve öğrenme azmimi hiç söndürmemeyi öğrendim geçen bir buçuk yılda.</p>
<p>Şimdi sıra vatani görevimizi yapmaya geldi. Döndüğümüz gün neler düşünüyor olur , neler planlıyor olur veya hayatın şartları nelere yönlendirir tahmin etmek güç ancak, şu da kesin ki Cihan Çavuşoğlu bir ömür öğrenmekten , okumaktan , not alıp anlatmaktan vazgeçmeyecek.</p>
<p><span id="more-1436"></span></p>
<p>Bu yazı &#8220;Muhibbiler&#8221;deki 168. yazım. Şuana kadar olan yazılarımda hiç bir şeyleri öğretme çabam olmadı. Öğrenmek için , paylaşmak için yazdım bunca zamandır. Daha da çok uzun yolum var&#8230;</p>
<p>Okunacak çok kitap , aktarılacak çok not , izlenecek çok film var =)</p>
<p>Ama şimdilik kısa bir ara =)</p>
<p>Allahaısmarladık tayfa&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/allahaismarladik-tayfa-cefe-yolcudur/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Aşk Coğrafyasında Konuşmalar (Nihat Genç) Kitabından Kesitler ve Yorumu</title>
		<link>http://muhibbiler.com/ask-cografyasinda-konusmalar-nihat-genc-kitabindan-kesitler-ve-yorumu</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/ask-cografyasinda-konusmalar-nihat-genc-kitabindan-kesitler-ve-yorumu#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 13:35:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[Aşk Coğrafyasında Konuşmalar]]></category>

		<category><![CDATA[Etnik Çatışma]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>

		<category><![CDATA[Nihat Genç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1432</guid>
		<description><![CDATA[
Atatürk, İngiliz Kralı 8. Edvard&#8217;ı ağırlıyor.
Konuk Kral&#8217;ı Tophane Rıhtımı&#8217;nda karşıladı.
Kral&#8217;ın motoru, Boğaz&#8217;ın dalgalarıyla bir inip bir çıkıyordu.
Kral, tam rıhtıma atılmak üzeriydi ki eli birden yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk, Kral&#8217;ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Kral, bir mendil ile elini silip öyle uzatmak istedi. Fakat Atatürk buna meydan vermedi, &#8220;Vatanımın toprağı temizdir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://i47.tinypic.com/23tf5ae.jpg" alt="" width="262" height="427" /></p>
<p><em>Atatürk, İngiliz Kralı 8. Edvard&#8217;ı ağırlıyor.</em></p>
<p><em>Konuk Kral&#8217;ı Tophane Rıhtımı&#8217;nda karşıladı.</em></p>
<p><em>Kral&#8217;ın motoru, Boğaz&#8217;ın dalgalarıyla bir inip bir çıkıyordu.</em></p>
<p><em>Kral, tam rıhtıma atılmak üzeriydi ki eli birden yere değdi ve tozlandı. O sırada Atatürk, Kral&#8217;ı rıhtıma almak üzere elini uzatmış bulunuyordu. Kral, bir mendil ile elini silip öyle uzatmak istedi. Fakat Atatürk buna meydan vermedi, <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Vatanımın toprağı temizdir Ekselans, elinizi kirletmez&#8221; </strong></span>deyip elini tutup çıkarıverdi&#8230;</em></p>
<p>Nihat Genç&#8217;in Aşk Coğrafyasında Konuşmalar isimli kitabının kapağını çevirdiğinizde bu hatırayla karşılaşıyorsunuz . Bunu hatırayı paylaşmasının sebebi Nihat Genç&#8217;in hayata bakışını özetliyor olması olsa gerek. Zira Nihat Genç&#8217;i sağcı solcu , ilerici gerici , şeriatçı laik , şucu bucu diye asla sınıflandıramayan bir yazar. Kendisi de öyle söylüyor zaten: &#8220;ideolojilere göre yazacaksam ben neden &#8220;yazarım&#8221; , bırakayım ideolojiler anlatsın her şeyi , düşüncenin ne önemi var o zaman&#8221; der . Bağımsız olmak , özgür olmak isteyen yüreğin sesi Nihat Genç .</p>
<p>Arka kapakta şunlar yazıyor :</p>
<p>&#8220;Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi hikâyelerimiz var. Bugün bile yüzlerce türkümüz, bu hikâyelerden alınmadır. Bu aşıklar, çok acı çekerler ama buluşamazlar. Hikayenin sonu ise çok enteresandır. Aslı, gerdeğe girmek için düğmelerini çözerken elbisesi alev alır, yanar. Kerem de yanar. Aşkla yanarlar ve yine buluşamazlar. Fakat hikâye burada da bitmez. Kerem ile Aslı&#8217;nın külleri kalır ve küller birbirine karışır&#8230;</p>
<p>İşte Anadolu toprakları: Kayseri, Erzurum, Bursa, İskenderun&#8230; Kerem ile Aslı&#8217;nın külü. Bu topraklarda anneannelerimiz, dedelerimiz, birbirinin küllerine karıştı. Biz burada insanlığın külüne karıştık. En çok ziyaret edilen, tarihin en çok mezar adları taşıyan, sandukaların, kral mezarlarının, evliya türbelerinin en çok olduğu topraklardayız. Bu topraklar, Kerem ile Aslı&#8217;nın külüdür ve bu kül, bizi ilahi tutkallarla bağladı.</p>
<p>Şimdi bize etnik ayrımcılık dayatıyorlar. Ama hiçbirimizin annesi, babamıza aşık olurken, &#8216;bu, inşallah Çerkez&#8217;dir, Boşnak&#8217;tır&#8217; demedi. Ancak hepimizin annesi ve babası, bir düğünde karşılaştıkları zaman, &#8217;seni yaratan ne güzel yaratmış, ben sana kurban olayım&#8217; demiştir. Biz, Allah&#8217;ın yarattığı her insana evlenirken kurban olduk, çoluk çocuk kurban olduk. Bu topraklara da kurban olduk. Biz, şehirlerimizi böyle kurduk. Birliğimizin temelinde, bu aşk felsefesi, bu evliyalar ve bizi kardeş yapan bu türküler, bu halaylar, bu kemençeler yatıyor&#8230;&#8221;</p>
<p>Yine kitabın içinden alıntılarla devam edelim. Sayfa 28 ve 29 da insanlık , kardeşlik , yurttaşlık adına önemli bölümler içermektedir:</p>
<p><span id="more-1432"></span></p>
<p>&#8220;&#8230;Bir ebediyen dost kardeş olmaya hazır, burada bekliyoruz . İngilizlerle , Almanlarla hemen aile olmak istiyoruz.</p>
<p>Ama batılılar Afrika&#8217;ya gittiler ve tam 300 yıl koloni subaylığı yaptılar. Tek zenciyle evlenmeden de geri döndüler. Bu, ürkütücüdür. Şimdi Amerika&#8217;nın 300 bin askeri Irak&#8217;ta , iki tanesinin bile Iraklı ile evlenmeyeceği ortadadır. Kültürleri böyledir çünkü.</p>
<p>O halde bütün insanlık için en büyük dert, karışmadır; şehri kurmaktır. Teknolojik aletler, uzaya gitmek , uydular oluşturmak , telefonlar icat etmek medeni olmaya yetmiyor.</p>
<p>Ben hep batıya şunu sorarım: <strong>Diyelim ki çok güzel şehirleriniz var: Viyana, Paris gibi. Mutlu yaşayın. Televizyonlarınız var , güzel şarkıcılarını var. Onlara el çırpın yaşayın. Siz ikide bir Hazreti Muhammed&#8217;le yada bağımsızlığımızla , cumhuriyetimizle , Mustafa Kemal&#8217;le dalga geçip, aşağılayıp ne yapmaya çalışıyorsunuz ? Bizim değerlerimize; Hacı Bektaş&#8217;a , Mevlana&#8217;ya , bunlar geride kaldı deyip , ne söylemeye çalışıyorsunuz ?</strong> Burada bunların bir huzursuzluğu var. Ben teknolojinin ve Batı sınıf tarihinin Batı&#8217;yı akıl hastanesine döndürdüğünü, bu büyük akıl hastanesinden bu insanları ancak dünyanın bizim gibi kardeşlik ve karışık ülkelerinin zenginliğiyle uyandırabileceğimizi ve onlara bir şey öğretebileceğimizi düşünüyorum .</p>
<p>Örneğin Ortadoğu topraklarında Araplar savaşır, Araplar şöyledir , böyledir, diye propaganda yapıyorlar. Peki Hatay&#8230; Ortadoğu&#8217;nun en huzurlu toprağıdır ve Araplar çoğunluktadır , kardeşçe yaşarlar. Geliyorlar oraya , iyi niyetle dinler arası diyalog yapıyorlar ama dinler arası diyalogu kuran kimler ? Papazlar vs&#8230; Hayır , oradaki Arap simitçi çocuk , Arap balıkçı çocuk , yani o halk , Türk , Kürt , Arap , Çerkez gelir , biz aynı şehrlarde oturan insanlarız. Bunun en güzel örneklerinden biri Mardin&#8217;dir , Siirt&#8217;tir . Mesela bizim için Halep ile Bursa arasında bir fark yoktur.</p>
<p>Avrupa, birlik kurmak için siyasi bir mücadele verdi . Avrupa Birliği projesi entelektüel bir projedir. Yani demokratik hakların , ifade özgürlüklerinin , hukuk olarak eşitliklerin her ülkeye bölünmesinin büyük bir programıdır. Bu yüzlerce yıl sürecek bir süreçtir&#8230;&#8221; ( Aşk Coğrafyasında Konuşmalar Sayfa 28-29)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sırplar Hangi Yönden Geldi ?</strong></span></p>
<p>Gençliğimizde Bosna büyük bir kayak merkeziydi, kış olimpiyatlarına merkezlik yapmıştı. Biz o günlerde Saraybosna&#8217;nın ne kadar güzel bir yer olduğunu biliyorduk. Sonra defalarca gittik; dağlarını, 20 metre uzunluğundaki ağaçlarını , Osmanlı imareti büyük camileri gördük. Balkanların neredeyse en güzel köşesi. Medeni , kültürlü insanlar&#8230; Bugün 400 bine yakın insan öldü deniyor . 200bine yakınının Boşnak olduğu belirtiliyor. Öldürülen bu insanların dağ, tepe, kasaba ve köylerini tek tek gezdik . Büyük facialar, ders çıkarılacak facialar gördük.</p>
<p>300&#8242;ün üzerinde Müslüman&#8217;ın ölüsünün yattığı bir köyde , anıt mezarın yanında yaşlı bir adamla karşılaştık. Dedeye Sırpların hangi yönden geldiğini sorduk. Şaşırdı dede, &#8220;Herhangi bir yönden gelmediler&#8221; dedi. &#8220;Bizim yüzlerce yıl beraber oturduğumuz komşularımız, bizi öldürdü. Hatta iftarda bize çorba getiren ve tavla oynadığımız arkadaşlar bizi kestiler.&#8221; İşte asıl panik burada başlıyor. Aynı sokakta oturan insanlar etnik kavga yüzünden birbirinin gırtlağına çöküyor&#8230;. (Aşk Coğrafyasında Konuşmalar Sayfa 137-138)</p>
<p>Gün geçmiyor ki güzel ülkemin bir köşesinden etnik çatışma haberi gelmesin . Her gün bir başka yerde olay çıkıyor , her gün çatışma&#8230; Tütsülenmiş gibi peşine takılıp gidilen etnik çatışmaya direnmek için okumak gerek &#8220;Aşk Coğrafyasında Konuşmaları . Lübnan&#8217;ı , İsrail&#8217;i , Amerika&#8217;yı , Anadolu&#8217;yu okumak için önce bu kitabı okumalı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/ask-cografyasinda-konusmalar-nihat-genc-kitabindan-kesitler-ve-yorumu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kurtlar Vadisi Gladio İzlenimlerim</title>
		<link>http://muhibbiler.com/kurtlar-vadisi-gladio-izlenimlerim</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/kurtlar-vadisi-gladio-izlenimlerim#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Nov 2009 10:20:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[Film yorumları]]></category>

		<category><![CDATA[Kurtlar Vadisi Gladio İzlenimleri]]></category>

		<category><![CDATA[Kurtlar Vadisi İzlenimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1428</guid>
		<description><![CDATA[
Kurtlar Vadisi Gladio filmine gitmeyi hiç düşünmediğim halde dün ne hikmetse kendimi kontrolsüzce perdesinin karşısına attım =P Daha blogu ilk açtığımız zamanlarda Kurtlar Vadisi dizisi ile ilgili bir yazı kaleme almıştım. Karmaşık duygularımı anlatmakta pek başarılı olamadığım o yazımda demek istediğim aslında şu idi; bir dizi bu kadar fenomen haline gelirse , o dizi kullanılır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://i50.tinypic.com/33fff46.jpg" alt="" width="273" height="209" /></p>
<p>Kurtlar Vadisi Gladio filmine gitmeyi hiç düşünmediğim halde dün ne hikmetse kendimi kontrolsüzce perdesinin karşısına attım =P Daha blogu ilk açtığımız zamanlarda <a href="http://muhibbiler.com/dizi-izleyerek-memleket-gundemini-cozmeye-calismak-size-koyun-muamelesi-yapanlara-tesekkur-etmektir" target="_blank">Kurtlar Vadisi dizisi ile ilgili bir yazı kaleme</a> almıştım. Karmaşık duygularımı anlatmakta pek başarılı olamadığım o yazımda demek istediğim aslında şu idi; bir dizi bu kadar fenomen haline gelirse , o dizi kullanılır. Bir film olmaktan çıkar, toplumu tütsüleme mekanizmasına döner.</p>
<p>Bu sebeplerden ötürü de Kurtlar Vadisi Gladio filmine gitmeyi düşünmedim. Zira halen sürmekte olan bir dava var ve o davanın aylar sonra suçsuz bulup bıraktığı bir sürü kişi var. Bu çok acı bir durumdur. Trajedidir. Bir kişi suçluluğu ispatlana kadar suçsuzdur düşüncesi tepetaklak eden ve &#8220;suçsuzluğu ispatlana kadar herkes suçludur&#8221; a çeviren bir hal almıştır. Dava konusu olan hususta sonsuz destek sunan Cüneyt Ülsever dahi şöyle bir değerlendirmeden bulunmuştur: &#8220;Bir çok insanın orada neden bulunduğunu halen anlamış değilim , bu insanlara yazık oluyor&#8221;</p>
<p>Türkiye tarih boyunca bu tip davaları sık sık yaşamış . Kimi zaman Turancılık kimi zaman kominist ideoloji yargılanmış. Bu tip davaların toplum desteğinden yoksun sürmesi zordur. Dolayısıyla Kurtlar Vadisi dizisine hep çekimser yaklaşmışımdır. İlk mafya hikayelerinin anlatıldığı Kurtlar Vadisinin tamamını izlememe rağmen.</p>
<p>Her neyse işi siyasal boyuttan biraz sanatsal boyuta çekelim artık. Sadece bir sanat eseri olarak izlerseniz , 4-5 karakter ile oldukça başarılı bir film olmuş diyebiliriz . Kurgusu , aksiyonu , geçişleri ile son derece başarılı . Ancak filmi izledikten sonra izlemeden önceki çekincelerim geçti mi ?</p>
<p><span id="more-1428"></span></p>
<p>Kocaman bir HAYIR</p>
<p>Zira bir çok karakter birebir olarak gerçek yaşamdan alınmış. Yani Turgut Özal yine Turgut Özal , Tayyip Erdoğan yine Tayyip Erdoğan . Sadece ihanet ile suçladığı kimselerin isimleri gerçek yaşama kinaye yapar cinsten seçilmiş durumdaydı. Ama bu kişiler gerçekte kim olduklarını çok bariz bir şekilde gösteriyordu. Buda sanat eserinin insanı düşündürmesi , bir şeyler katması özelliğini törpülüyor .</p>
<p>Bak güzel kardeşim bu Ahmet hain !</p>
<p>Bu Mehmet aslında iyi !</p>
<p>Sen bunu sev , buna gıcık kap gibi bir havası var .</p>
<p>Bu eser şuan ne kadar ciro yaptı yada kaç bin kişi tarafından izlendi hiçbir fikrim yok . Ama var sayalım ki çok iyi ciro ve çokta sağlam izlenme rakamı yakaladı ve tüm herkes filmin dediği gibi düşünerek çıktı dışarı; o vakit başarılı bir eser sayılabilir mi ? Bence sayılamaz , aksine tezim desteklenir ve film düşünceyi desteklemeyen sadece didaktik komutlar veren bir eser olarak kalır.</p>
<p>Ancak şu da düşünülmesin , film boyuna bir tarafa giydiriyor , diğer tarafı yüceltiyor . Böyle bir şey yok ! Ana karakter Musa Uzunlar özellikle son karede çok dikkate değer mesajlar veriyordu . &#8220;Laboratuarda denenen yöntemlerle bu ülkeyi test ediyorlar ancak tutmuyor , şimdiden yeni Osmanlıcılık çıkardılar ama yine tutmayacaktır&#8221; diyordu. Bahsettiği konunun satır arasında ben şu mesajı anladım: &#8220;Emperyalizmin tarafı yoktur. Başarılı olmak için hem kaybeden taraftadır hem de kazanan taraftadır . Dolayısıyla taraftar olmak yerine , düşünen insan olmak ve olayları öyle görmek gerek&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/kurtlar-vadisi-gladio-izlenimlerim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Doğal Yaşam Parkı Notlarım</title>
		<link>http://muhibbiler.com/dogal-yasam-parki-notlarim</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/dogal-yasam-parki-notlarim#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Nov 2009 10:12:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Muhibbiler]]></category>

		<category><![CDATA[Doğal Yaşam Parkı Notları]]></category>

		<category><![CDATA[İzmir Doğal Yaşam Parkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1426</guid>
		<description><![CDATA[
Doğal Yaşam Parkı yapılalı 2-3 sene önce yapılmıştı ancak geçen hafta gidebildim. Açılış zamanı ailem gitmiş , o gün için sınavım olduğumdan dolayı gidememiştim. O gün için duyduklarım , tüm ilgimi törpüledi . Yeni açıldığı için çok fazla ilgi olmasından dolayı bir çok konuda şikayetçi olarak geriye dönmüşlerdi.
Geçen hafta pazar günü plan program yapmadan yola [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" src="http://i46.tinypic.com/35hpdsx.jpg" alt="" width="326" height="434" /></p>
<p>Doğal Yaşam Parkı yapılalı 2-3 sene önce yapılmıştı ancak geçen hafta gidebildim. Açılış zamanı ailem gitmiş , o gün için sınavım olduğumdan dolayı gidememiştim. O gün için duyduklarım , tüm ilgimi törpüledi . Yeni açıldığı için çok fazla ilgi olmasından dolayı bir çok konuda şikayetçi olarak geriye dönmüşlerdi.</p>
<p>Geçen hafta pazar günü plan program yapmadan yola çıktık ve kendimizi &#8220;Doğal Yaşam Parkı&#8221;nda bulduk. Yolu hiç bilmeyen birine en güzel tarif yöntemi şöyle olsa gerek; Karşıyaka sahil yolundan Mavişehir&#8217;e kadar gidin, Mavişehir EGS Park&#8217;ın yanından üst otoban yoluna çıkışı göreceksiniz , o yola girin sola doğru Doğal Yaşam Parkı tabelasını göreceksiniz. <strong>Tahminim</strong> ordan 6-7 KM ancadır .</p>
<p>Plansız yola çıktıp Doğal Yaşam Parkına gittiğimiz için yanımda fotoğraf makinam yoktu . Cep telefonumdan fotoğraflar çektim ancak burayı tanıtmak için yeterli netliği yakalayamadım . Zira alan çok büyük . Bu &#8220;doğal yaşam&#8221; ismininde manasını gösteren bir işaret. Tüm hayvanlar olabildiğince özgürler. Bu onlar için en büyük değer olsa gerek. Sadece bu yanını dahi görmek Doğal Yaşam Parkının , Büyükşehir Belediyesine teşekkürü hak ettiriyor .</p>
<p><img class="alignright" src="http://i49.tinypic.com/6z3gwj.jpg" alt="" width="323" height="241" /></p>
<p>Hatta bu doğal yaşam gezilen yollarda da gözlenebiliyor. Asla metal aksesuar yok. Tüm çöp kovaları, oturalar tahta ve otantik havada. Doğal yaşam parkı akşam 5 te kapanıyormuş . Bu yakadan o tarafa gidiyorsanız bunu gözönüne alıp çok daha erken yola çıkmalısınız <img src='http://muhibbiler.com/wp-includes/images/smilies/icon_wink.gif' alt=';)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Bu güzel mekandan çektiğim fotoğrafları bir hafta gecikmeli de olsa sizlerle paylaşıp bayramın son gününde gidecek yeriniz olmazsa alternatif fikir yarattığımı düşünüyorum =)</p>
<p><span id="more-1426"></span></p>
<p><img class="alignnone" src="http://i48.tinypic.com/2zid56g.jpg" alt="" width="337" height="449" /></p>
<p>Kurbağaların evlerinden bir görüntü =P</p>
<p><a href="http://i49.tinypic.com/2uooysm.jpg"><img class="alignleft" src="http://i49.tinypic.com/2uooysm.jpg" alt="" width="209" height="156" /></a> Yandaki fotoğrafta fillerle ilgili ilginç bilgiler var. En önemlisi Asya Filinin kulaklarının Hindistan haritasına benzer olması , Afrika filinin kulaklarınında Afrika haritasına benzer olması . Fotoğrafın büyük halini üstüne tıklayarak görebilirsiniz .</p>
<p>Fillerin uzaktan bir görüntüsü</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i47.tinypic.com/mi3145.jpg" alt="" width="375" height="500" /></p>
<p><a href="http://i47.tinypic.com/2lxb62o.jpg"><img class="alignright" src="http://i47.tinypic.com/2lxb62o.jpg" alt="" width="148" height="127" /></a>Bu sağdaki fotoğrafta da Kaplan var. Çok net değil ancak fotoğrafın üstüne tıklarsanız büyük resimde daha net görebilirsiniz</p>
<p>Parkta daha önce hiç görmediğim bir hayvan türü olan Kobay Gine Domuzu ile karşılaştım. Domuz gribi riski taşımıyorlardır yada taşıyorlarsa da tavşana benzeyen bu yaratıkların sevimliliklerine dayanamayıp yaklaşmadan edemiyorsunuz =)</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i46.tinypic.com/2dkicft.jpg" alt="" width="480" height="360" /></p>
<p style="text-align: left;">İzmir&#8217;in efsanelerinden , simgelerinden sayılabilecek Fil Bahadır bu alanda unutulmamış . Bahadırın mezarı bu alanın içinde hatta mezar taşı dahi var . Adına birde hediyelik eşya mağazası var =)</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://i49.tinypic.com/i2j3n9.jpg" alt="" width="480" height="360" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/dogal-yasam-parki-notlarim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşaaaa Var Oooool Yeni Bir Parti Daha Kuruluyooooooo</title>
		<link>http://muhibbiler.com/yasaaaa-var-oooool-yeni-bir-parti-daha-kuruluyooooooo</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/yasaaaa-var-oooool-yeni-bir-parti-daha-kuruluyooooooo#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Nov 2009 11:25:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Siyaset-Politika]]></category>

		<category><![CDATA[bölünmek]]></category>

		<category><![CDATA[parti]]></category>

		<category><![CDATA[siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1424</guid>
		<description><![CDATA[
Cumhurbaşkanlığı seçimi,
Ergenekon soruşturması,
Deniz Feneri soruşturması,
Belediye seçimleri süreci,
Açılımlar , saçılımlar ,
Türkiye - Ermenistan milli maçında bayrak olsun olmasın ,
Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının devletimin ilanı olduğu gün ağladım keşke olmasaydı demesi ,
Birazda sulu zırtlak konulardan yazalım;
Fenerbahçe az su şişesi attı , Ali Sami Yen de daha çok atılmıştı yeterince fanatizm vardı yoktu tartışmaları ,
Ercan Saatçinin yorumlarını ağzıyla yapmadığını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" src="http://i50.tinypic.com/m9m82v.jpg" alt="" width="400" height="263" /></p>
<p>Cumhurbaşkanlığı seçimi,</p>
<p>Ergenekon soruşturması,</p>
<p>Deniz Feneri soruşturması,</p>
<p>Belediye seçimleri süreci,</p>
<p>Açılımlar , saçılımlar ,</p>
<p>Türkiye - Ermenistan milli maçında bayrak olsun olmasın ,</p>
<p>Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanının devletimin ilanı olduğu gün ağladım keşke olmasaydı demesi ,</p>
<p>Birazda sulu zırtlak konulardan yazalım;</p>
<p>Fenerbahçe az su şişesi attı , Ali Sami Yen de daha çok atılmıştı yeterince fanatizm vardı yoktu tartışmaları ,</p>
<p>Ercan Saatçinin yorumlarını ağzıyla yapmadığını görmemiz ve destek çıkanlar , karşı çıkanlar&#8230;</p>
<p>Elif Şafakçılar , Ahmet Ümitçiler&#8230;</p>
<p>Baykalcılar Sarıgülcüler</p>
<p>Domuz aşısı olanlar ve destekleyenler , domuz aşısı olmayıp olana sövenler ,</p>
<p>Başbakancılar , sağlık bakancılar</p>
<p>Bu liste giderde gider&#8230;.</p>
<p>Bu listeyi yazdırtanda şu haber;</p>
<p><span id="more-1424"></span></p>
<p>86 yaşındaki Rahşan Ecevit , Bülent Ecevit çizgisinin DSP de yok olduğunu söyleyim araya bir &#8220;H&#8221; koyup DSHP yi kurmuş , başına da Hulki Cevizoğlu geçiyormuş&#8230;</p>
<p>Sana ne kardeşim geçer geçer diyenlere ise şu listeyi sunmak isterim :</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Mevcut Siyasi Partileri</p>
<p>Demokrat Parti ( Anavatan ve Doğru Yol birleşmesiyle tekrar hayata döndü)</p>
<p>Milliyetçi Hareket Partisi</p>
<p>Demokratik Sol Parti ( Rahşan Ecevit e göre eski Ecevitçi parti )</p>
<p>İşçi Partisi</p>
<p>Cumhuriyet Halk Partisi ( Kısaltması CBP olsa kimse yadırgamaz )</p>
<p>Millet Partisi</p>
<p>Genç Parti ( Genel başkanı Fransa&#8217;ya iltica etti)</p>
<p>Türkiye Sosyalist İşçi Partisi</p>
<p>Büyük Birlik Partisi</p>
<p>Liberal Demokrat Parti</p>
<p>Adalet Partisi</p>
<p>Büyük Adalet Partisi ( Urfa kebap - öz urfa kebap gibi olmuş önce kendisi sonra büyüğü)</p>
<p>Emek Partisi</p>
<p>Özgürlük ve Dayanışma Partisi</p>
<p>Devrimci Sosyalist İşçi Partisi</p>
<p>Alternatif Parti (Alternatif yok kardeşim diyenlere kapak olsun diye mi açlar ne ? )</p>
<p>Aydınlık Türkiye Partisi</p>
<p>Demokrat Halk Partisi</p>
<p>Gönül Birliği Yeşiller Partisi</p>
<p>Eşitlik Partisi</p>
<p>Saadet Partisi</p>
<p>Adalet ve Kalkınma Partisi</p>
<p>Lider Türkiye Partisi</p>
<p>Bağımsız Türkiye Partisi</p>
<p>Türkiye Komünist Partisi</p>
<p>Sosyal Demokrat Parti</p>
<p>Yurt Partisi</p>
<p>Hak ve Özgürlükler Partisi</p>
<p>Sosyal demokrat Halk Partisi</p>
<p>Milli Egemenlik Partisi</p>
<p>Bağımsız Cumhuriyet Partisi</p>
<p>Sosyalist Demokrasi Partisi</p>
<p>Sağduyu Partisi</p>
<p>Ayyıldız Partisi</p>
<p>Emekçi Hareket Partisi</p>
<p>Milli Demokrat Halkın Partisi</p>
<p>Bizim Parti</p>
<p>Halkın Yükselişi Partisi</p>
<p>Halkın Kurtuluş Partisi</p>
<p>Çağdaş Türkiye Partisi</p>
<p>Demokratik Toplum Partisi</p>
<p>Müdafaa-i Hukuk Hareketi Partisi</p>
<p>İşçi Kardeşliği Partisi</p>
<p>Türkiye Müdafaa-i Hukuk Partisi</p>
<p>Güçlü Türkiye Partisi</p>
<p>Katılımcı Demokrasi Partisi</p>
<p>Yüce Diriliş Partisi</p>
<p>Vatanseverler Partisi</p>
<p>Sevgi ve Dayanışma Partisi</p>
<p>Devrimci İşçi Partisi</p>
<p>Türkiye Özürlüler Partisi</p>
<p>Ebedi Nizam Partisi</p>
<p>Hak ve Eşitlik Partisi</p>
<p>Barış ve Demokrasi Partisi</p>
<p>Yeşiller Partisi</p>
<p>Sosyalist Parti</p>
<p>Hak ve Hakikat Partisi</p>
<p>Yeni Parti</p>
<p>Türkiye Partisi</p>
<p>Bu yeni kurulan DSHP&#8217;de DS ve HP olarak ikiye ayrılmadan seçim olsa bari de pusula 4,5 - 5 cm kısalsa&#8230;</p>
<p>İzmir&#8217;de çıkan o olayları bu yazıyı okuduktan sonra tekrar düşünmek gerek şimdi&#8230;</p>
<p>Kaç parçayız gören var mı ?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/yasaaaa-var-oooool-yeni-bir-parti-daha-kuruluyooooooo/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Banu Avar - Hangi Dünya Düzeni Kitabı Yorumum</title>
		<link>http://muhibbiler.com/banu-avar-hangi-dunya-duzeni-kitabi-yorumum</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/banu-avar-hangi-dunya-duzeni-kitabi-yorumum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Nov 2009 12:21:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[Afganistan savaşı]]></category>

		<category><![CDATA[atatürk]]></category>

		<category><![CDATA[Banu Avar]]></category>

		<category><![CDATA[CFR]]></category>

		<category><![CDATA[Hangi Dünya Düzeni]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>

		<category><![CDATA[mustafa kemal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1421</guid>
		<description><![CDATA[
&#8220;Bu kitap gençler için hazırlandı. Hani bilgiyi hap gibi yutmak isteyen, kitap okuma alışkanlığı 70 yıllık politikalarla yok edilen kardeşlerime, okumaya araştırmaya başlangıç olsun , heves aşılasın umuduyla ART (Avrasya TV) de yayınlanan Dünya Düzeni programını kitaplaştırdık
&#8220;Hangi Dünya Düzeni?&#8221; İle Amerika&#8217;nın ortaya attığı &#8220;Yeni Dünya Düzeni&#8221; tanımını sorgulamaya çalıştık. Görülüyor ki, küresel masonik çetenin &#8220;Yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://i45.tinypic.com/t6ymgz.jpg" alt="" width="262" height="378" /></p>
<p>&#8220;Bu kitap gençler için hazırlandı. Hani bilgiyi hap gibi yutmak isteyen, kitap okuma alışkanlığı 70 yıllık politikalarla yok edilen kardeşlerime, okumaya araştırmaya başlangıç olsun , heves aşılasın umuduyla ART (Avrasya TV) de yayınlanan Dünya Düzeni programını kitaplaştırdık</p>
<p>&#8220;Hangi Dünya Düzeni?&#8221; İle Amerika&#8217;nın ortaya attığı &#8220;Yeni Dünya Düzeni&#8221; tanımını sorgulamaya çalıştık. Görülüyor ki, küresel masonik çetenin &#8220;Yeni Dünya Düzeni&#8221; olarak tanımladığı düzen, aslında çok uluslu şirketlerin ulaşmak istediği dünya diktatoryasıdır!</p>
<p>Bu çete son 70 yılda amaçladığı yolda önemli adımlar attı&#8230; Aslında hep aynı metodu uyguladılar ve o metoda &#8220;demokrasi&#8221; adını taktılar&#8230;&#8221; (Sayfa 145)</p>
<p>Alışılmıştan farklı olarak bu sefer bir kitap tanıtımına son sözüyle başlamayı yeğledim. Banu Avar&#8217;ın Hangi Dünya Düzeni isimli kitabını en güzel tanımlayabilecek cümleler burada gizliydi çünkü&#8230; Çok basit , herkes anlaşılabilecek kadar sade bir dil ile yıllardır neden ekonomik sıkıtılar yaşıyoruz , batı nasıl oluyor da hep daha ilerde , bizler neden sorunlarımızı bir türlü aşamıyoruz , demokrasi adı altında bir buçuk milyon insan öldürülüyor ve dünya buna nasıl alkış tutuyor , neden sürekli aynı adamlar farklı görevlerde, nasıl oluyor da hep güç odaklarının başında onlar oluyor gibi soruların yanıtlarını bulabileceğiniz bir eser.</p>
<p>Kısa kısa alıntılarla tanıtıma devam edelim :</p>
<p><img class="alignleft" src="http://i50.tinypic.com/j8egz7.jpg" alt="" width="296" height="301" /></p>
<p>&#8220;&#8230;Bugün dünya küresel bir finans çetesi tarafından yönetilmektedir. 29 Temmuz 1921 de New York&#8217;ta kurulan Dış İlişkiler Konseyi (Council on Foreign Relation - CFR ), tek dünya devletini hedeflemişti. Ünlü Rothschild&#8217;ler de, Rockefeller de, Morgan da kurucu üyesidir. Tüm Amerikan başkanları finans kurumlarını yönetenler, Dünya Bankası başına geçirilenler, Birleşmiş Milletleri yönetenler, Dış İlişkiler Konseyi ile bağlantılıdır. Kissenger da , Holbrooke da, baba oğul Bushlar da , Clinton da, Kennedy de, Obama da adamlarıdır. Yeni dünya düzeni en tepedekilerin kurguladığı bir düzendir. İstenen tek kültürlü, tek hukuklu, tek ordulu, tek bayraklı, tek dinli bir dünya devletidir. Bu devlet masonik bir yapı tarafından yönetilecektir&#8230;.&#8221; (Sayfa 25-26)</p>
<p><span id="more-1421"></span></p>
<p><strong>Eğlence Yarışma Dedikodu ve Futbol</strong></p>
<p>&#8220;&#8230;1950 lerin Amerikasında CBS patronu Paley , Murrow&#8217;a &#8220;Ciddiyet yeter ! Biraz da eğlendirin!&#8221; demişti. Murros tarihe geçen mücadelesinin ardından işsiz ve kenarda kaldı.</p>
<p>Yeni Dünya Düzeni bütün ağırlığıyla Amerikalının üzerine çöktü; artık sadece yarışmalar, diziler, spor, yemek ve müzik programları izleyecekti. Eğer ciddi bir şeyler istiyorsa , o duyguyu da tatmin edecek sistem kuklaları ekranda tartışma yada haberimsi programları servise koyacaktı. Nasıl tanıdık mı ?&#8230;&#8221; (Sayfa 30-31)</p>
<p>&#8220;&#8230;1991&#8242;de, Doğu Bloğu savunma örgütü olan Varşova Paktı dağıldı.</p>
<p>NATO aynı yıl &#8220;yeni stratejisini açıklayacaktı; Komünizm bitmişti ama tehditler vardı. Bunlar bölgesel ve küresel tehditlerdi&#8230;</p>
<p>NATO artık kendi dışındaki nükleer güç sahibi ülkeleri tehdit sayacaktı. Kendi denetiminde olmayan denetiminde olmayan ülkeleri tehdit sayacaktı. Küresel finansın gelir kaynaklarını engelleyen her türlü oluşumu tehdit sayacaktı.</p>
<p>Bu görüş çerçevesinde, dünya imparatoru Amerika&#8217;nın yanında yada ona karşı olan devletler vardı. Ve NATO Amerika&#8217;nın karşıtı olanlara müdahale etmekle yükümlüydü.</p>
<p>Sovyetler dağılınca Amerika düşmansız kalmıştı. Erol Bilbilik&#8217;in deyişiyle &#8220;Şimdi yeni komünistler bulması lazımdı&#8221;&#8230; Yeni Dünya Düzeni&#8217;ne yani emperyalizme direnen devletler şer ekseninde ilan edilecek ve &#8220;yeni komünist&#8221; onlar olacaktı. Bu devletler ne tesadüf ki, enerji kaynakları ve enerji yolları üzerinde bulunan devletlerdi. Irak&#8217;tı , İran&#8217;dı, Suriye&#8217;ydi , Venezüella&#8217;ydı&#8230; Çin&#8217;in burnunun dibindeki Afganistan&#8217;dı.</p>
<p>Obama göreve gelir gelmez &#8220;Hedefimiz Afganistan&#8217;da başarı elde etmektir!&#8221; demişti. Amerika&#8217;nın dünya hakimiyeti için Orta Asya ve Doğu Akdeniz&#8217;de hakim olması gereğinin altını çizmişti. 2009&#8242;da NATO o bölgelere doğru genişlemeyi hedefleyecekti. &#8220;Yeni komünistler&#8221; Avrasya coğrafyasının sakinleriydi&#8230;&#8221;  (Sayfa 37)</p>
<p>Yaptığım alıntıların yaklaşık on sayfa arasında kalması aslında kitabın her yanının çok önemli olmasından kaynaklanıyor . Atlamadan her yanını yazmak istiyor insan. Kitapçı fiyatı on lira olan bir eseri , internet üzerinden çok daha ucuza alabilirsiniz . Örneğin Kitapyurdu fiyatı 7,5 lira. Bir sigara fiyatına alabileceğiniz bu kitapla güzel yurdumun çalkantılı siyasi gündemi daha iyi anlayacak , neyin ne olduğunu aklınızda çok daha iyi oturtacaksınız&#8230;.</p>
<p>&#8220;Clinton TBMM&#8217;de uzun bir konuşma yaptı.</p>
<p>Amerikan tavsiyeleriyle üç ayda 69 yasa çıkaran hükümete &#8220;Aferin!&#8221; demeyi unutmadı. Alenen dalga geçiyordu: &#8220;Bizde yasalar çok uzun sürede çıkar, bizimkilere sizi örnek göstereceğim&#8221; diye espri yapıyordu&#8221; (Sayfa 104)</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://i45.tinypic.com/4gqag6.jpg" alt="" width="480" height="334" /></p>
<p>Son olarak bir alıntıda Mustafa Kemal Atatürk&#8217;lü bir bölümden:</p>
<p>&#8220;Mustafa Kemal Paşa&#8217;nın yeni Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne davet ettiği ilk resmi misafir, Afgan Kralı Emanullah Han ve Türk kökenli eşiydi. Mustafa Kemal , Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında Afganistan&#8217;a el uzatıyor, İngilizlerden kurtulan Afganistan&#8217;a tıbbiyelileri yolluyordu. Doktor Rıfkı Bey, Kabil&#8217;e bir hastane kuruyordu. Afganistan&#8217;a öğretmenler gönderiyor, okullar kurduruyordu. Kabil&#8217;e matbaa göndermişti. Mühendisler yollamıştı. Onlardan biriydi Mehmet Ali Dağpınar&#8230;</p>
<p>2002 yılında Amerikan işgalinin hemen ardından &#8220;Devlerin Savaş Alanı Afganistan&#8221; belgesini yaparken onunla konuşmuştum. Gözlerinde hüzün vardı; bir zamanların dış politikasını anımsamıştı&#8230;&#8221;</p>
<p>Bu röportajı ve Afganistan tarihiyle ilgili notların devamını kitapta okuyacaksınız =)</p>
<p>Bu kadar sade bir dille , onca konuyu harmanlayıp anlatan Banu Avar&#8217;ın eline emeğine sağlık. Allah böyle yazarlarımızı bizlerden ayırmasın&#8230; Bu kitabı okuyun =)</p>
<p>Bugün denk geldiğim bir videoyu bu kitap yorumumun sonunda paylaşmak istedim :</p>
<p><object width="400" height="334" data="http://video.eksenim.mynet.com/aliatici1973/Turk-Olmak/394041.swf" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://video.eksenim.mynet.com/aliatici1973/Turk-Olmak/394041.swf" /><param name="wmode" value="transparent" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/banu-avar-hangi-dunya-duzeni-kitabi-yorumum/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Revolutionary Road Filmi İzlenimlerim</title>
		<link>http://muhibbiler.com/revolutionary-road-filmi-izlenimlerim</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/revolutionary-road-filmi-izlenimlerim#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 11:51:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>

		<category><![CDATA[evlilik]]></category>

		<category><![CDATA[Film yorumları]]></category>

		<category><![CDATA[Revolutionary Road Filmi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1418</guid>
		<description><![CDATA[
Oturup yarınları düşündüğüm vakit , bir çok hayal kurarım . Şunu yaşamalıyım , buraya gitmeliyim , bunu yapmalıyım&#8230;. Ancak bugünkü dünya , kurduğumuz bu hayallerin gerçekleşmesini engelleyecek şekilde tasarlanmış . Bizler bu yaşama tutuklu kaldıkça hayallerimizden ve umutlarımızdan sıyrılıyoruz .
2009&#8242;da üç ayrı dalda Oscar ödülünü alan Revolutionary Road (Türkiye&#8217;de gösterimdeki adı Hayallerin Peşinde) filmi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://i49.tinypic.com/24m6xea.jpg" alt="" width="295" height="437" /></p>
<p>Oturup yarınları düşündüğüm vakit , bir çok hayal kurarım . Şunu yaşamalıyım , buraya gitmeliyim , bunu yapmalıyım&#8230;. Ancak bugünkü dünya , kurduğumuz bu hayallerin gerçekleşmesini engelleyecek şekilde tasarlanmış . Bizler bu yaşama tutuklu kaldıkça hayallerimizden ve umutlarımızdan sıyrılıyoruz .</p>
<p>2009&#8242;da üç ayrı dalda Oscar ödülünü alan Revolutionary Road (Türkiye&#8217;de gösterimdeki adı Hayallerin Peşinde) filmi bir partideki şu repliklerle başlıyor :</p>
<p>-         Ne işle uğraşıyorsun ?</p>
<p>-         Aktris olmaya çalışıyorum , sen ?</p>
<p>-         Liman işçisiyim</p>
<p>-         Hayır gerçek anlamda diyorum</p>
<p>-         Gerçek anlamda diyorum zaten</p>
<p>-         Önümüzdeki pazartesi başlayacağım , şuanda daha cazibeli bir işle uğraşıyorum</p>
<p>-         Ne gibi ?</p>
<p>-         Bir kafeteryada gece kasiyeriyim</p>
<p>-         Nasıl para kazandığından bahsetmiyorum. Yani , nelerle ilgilenirsin ?</p>
<p><span id="more-1418"></span></p>
<p>Bir çok yazımda hep bu mesajı vermeye çalışmıştım . Yaşamı güzelleştiren şeyler , para kazanmak üzerine yapılanlar değildir . Sadece para kazanma üzerine kurulu olursa yaşam amaç ve araç karmaşası yaşanır. Yani &#8220;yaşamak&#8221; en büyük amacımız ve bunu gerçekleştirmek için para kazanmak aracımız olmalıdır.</p>
<p><img class="alignleft" src="http://i47.tinypic.com/rms120.jpg" alt="" width="299" height="320" /></p>
<p>Filmin konusu şöyle özetlenebilir :</p>
<p>&#8220;Revolutionary Road&#8217;da bir eve taşınan Frank ile April çifti mutlu bir çiftken yeni evlerinde ruhi değişiklikle geçirirler. Frank bir firmada çalışan sıradan birisidir. Birkaç yıl önce Paris&#8217;e gitmiştir ve çektiği fotoğrafını eşine gösterir. Eşi o anda her şeyi bırakıp Paris&#8217;e giderek hayallerindeki hayatı yaşamayı teklif eder. Frank bunu kabul eder ve evlerine misafir olarak gelen eskiden önemli bir matematikçi olup sonradan zihni problemler yaşayan kişinin de etkisiyle Paris hazırlıklarını başlatırlar. Fakat Frank çalıştığı fabrikadan ayrılmak üzere iken o güne kadar pazarlama camiasında söylenmemiş güzel bir cümle sebebiyle terfi ettirilmek istenir.</p>
<p>Paris hayali ile değiştirilmek istenen hayatları, bu teklifle sönme noktasına gelir. Eşi April ne olursa olsun gitme taraftarı iken, parasal problemler ve evin geçimini sırtlanmış olması gibi sebepler gidip gitmeme arasında kararsızlık yaşatır. April ise hayallerinin para nedeniyle askıya alınmasına tahammül göstermez ve karnındaki bebeğini kendi kendine kürtaj ederken hayatını kaybeder.&#8221;</p>
<p>Bu özetten de anlaşılacağı üzere film durağan bir halde gidiyor. İnsan ruhunun değişim isteği ile hayatta bağlı olup kaldığımız tutkularımızın , zaaflarımızın çelişkisini anlatıyor. Yaşayış şeklimizi sorgulatan bu filmi, psikolojik yapıtlara ilgi duyanlar başta olmak üzere tüm okuyuculara tavsiye ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/revolutionary-road-filmi-izlenimlerim/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kar Kokusu - Ahmet Ümit / Kitap Yorumu</title>
		<link>http://muhibbiler.com/kar-kokusu-ahmet-umit-kitap-yorumu</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/kar-kokusu-ahmet-umit-kitap-yorumu#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 09:00:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kitap Dünyası]]></category>

		<category><![CDATA[ahmet ümit]]></category>

		<category><![CDATA[Kar Kokusu]]></category>

		<category><![CDATA[kitap]]></category>

		<category><![CDATA[Kitap Yorumları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1412</guid>
		<description><![CDATA[
Ahmet Ümit&#8217;in romanlarından okumadığım bir tek &#8220;Kar Kokusu&#8221; kalmıştı ki, o da artık okunup kütüphanemde yerini alanlar arasına katıldı.
Kar Kokusu 1998 yılında yayınlanmış . Sis ve Gece&#8217;den sonraki ikinci kitabıymış . Kitabın konusu Ahmet Ümit&#8217;in eğitimi için Moskova&#8217;da geçirdiği günlerden beslenmişe benziyor . Başarılı bir kurgu ile hazırlanan kitabın konusu kısaca şöyle özetlenebilir; Moskova&#8217;da Uluslararası [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://i33.tinypic.com/350o29z.jpg" alt="" width="152" height="253" /></p>
<p>Ahmet Ümit&#8217;in romanlarından okumadığım bir tek &#8220;Kar Kokusu&#8221; kalmıştı ki, o da artık okunup kütüphanemde yerini alanlar arasına katıldı.</p>
<p>Kar Kokusu 1998 yılında yayınlanmış . Sis ve Gece&#8217;den sonraki ikinci kitabıymış . Kitabın konusu Ahmet Ümit&#8217;in eğitimi için Moskova&#8217;da geçirdiği günlerden beslenmişe benziyor . Başarılı bir kurgu ile hazırlanan kitabın konusu kısaca şöyle özetlenebilir; Moskova&#8217;da Uluslararası Leninizm Enstitüsünde eğitim gören TKP&#8217;li gençlerden birinin öldürülmesiyle gerilmiş bir ortamda, KGB&#8217;nin iki istihbaratçısı Viktor ve Nikolay ile eğitmen Leonid&#8217;in katili bulma çabalarının konu edildiği romandır.</p>
<p><span id="more-1412"></span></p>
<p><img class="alignleft" src="http://i38.tinypic.com/1zbb2hv.jpg" alt="" width="296" height="269" />Kar Kokusu romanı okunduğunda Kavim , Patasana , Bab-ı Esrar , Kukla gibi Ahmet Ümit kitaplarına nazaran edebi olarak daha hafif  bulunabilir.  Zira saydığım eserlerde olayın yaşandığı yerin tarihi , bugünü veya karakterlerin yaşadığı olayların derinlemesine anlatılması ile içeriği genişleten Ahmet Ümit , &#8220;Kar Kokusu&#8221; isimli bu eserinde cinayet soruşturmasından çok uzaklaşmamış duruyor.</p>
<p>Edebiyatçılar arasında geçmiş yıllardan bu yana bir düşünce varmış; polisiye eser , edebi eser sayılmazmış. Eğer bu eski düşünceyi kabul edersek, Kar Kokusu&#8217;nu biraz daha polisiye sayabiliriz.</p>
<p>Kitap 261 sayfa; bugüne kadar hiç Ahmet Ümit okumamış olanlara güzel bir başlangıç olabilir. Konusu ile ilgili tedirginlik duyabilecek olanlar olabilir. Roman bir cinayetin katilini arama ile geçiyor yoksa siyasi bir kitap değil =))</p>
<p>Kitap hakkında son olarak şu notu düşelim; bu yazıyı hazırlarken word TKP kısaltmasını yazım yanlışı olarak gördü. Kelimenin üzerine sağ tıklayıp doğrusunu görmek istediğimde espirili sayılabilecek bir kelime vardı. O kelime &#8220;TİP&#8221; ti. Espirisi de şurada gizli:</p>
<p><strong><em>&#8220;12 Eylül 1980 darbesiyle TİP kapatıldı. 1987 yılında TİP, TKP ile birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) adını aldı. Bu parti daha sonra kendini feshetti. Bu partinin kadrolarının bir kısmı daha sonra ÖDP ve TKP&#8217;ye katıldı.&#8221; (<span style="color: #000080;">Vikipedi</span>)</em></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Word tarihi iyi izliyor =))</strong></span></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://i37.tinypic.com/17wmk3.jpg" alt="" width="329" height="280" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/kar-kokusu-ahmet-umit-kitap-yorumu/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bloxoo&#8217;da Günün Blogu Olduğumuz Günün Sırrı</title>
		<link>http://muhibbiler.com/bloxooda-gunun-blogu-oldugumuz-gunun-sirri</link>
		<comments>http://muhibbiler.com/bloxooda-gunun-blogu-oldugumuz-gunun-sirri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Nov 2009 11:14:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cefe</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Muhibbiler]]></category>

		<category><![CDATA[bloxoo]]></category>

		<category><![CDATA[günün blogu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://muhibbiler.com/?p=1409</guid>
		<description><![CDATA[
İki üç hafta önce bir dost meclisindeki sohbette , bugüne kadar her insanının en az bir kez olsun söylediği , o klasikleşen konuya değinmiştik;
&#8220;insan neden hep mutlu olmaz yada yaşam insanlara neden hep mutluluk tattırmaz ?&#8221;
Hemen hemen bu kelimelere benzer şeyler söylemiştim o gün :
&#8220;Mutluluk mutsuzlukla beslenir. Bir yerde siyah varsa beyaz parlaktır. Karanlık varsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://i38.tinypic.com/qnlk6w.jpg" alt="" width="501" height="324" /></p>
<p>İki üç hafta önce bir dost meclisindeki sohbette , bugüne kadar her insanının en az bir kez olsun söylediği , o klasikleşen konuya değinmiştik;</p>
<p>&#8220;insan neden hep mutlu olmaz yada yaşam insanlara neden hep mutluluk tattırmaz ?&#8221;</p>
<p>Hemen hemen bu kelimelere benzer şeyler söylemiştim o gün :</p>
<p>&#8220;Mutluluk mutsuzlukla beslenir. Bir yerde siyah varsa beyaz parlaktır. Karanlık varsa aydınlık beklenendir. Mutluluğu var eden yaşadığımız mutsuzluklardır.&#8221;</p>
<p>Yapılan tatlının en güzel yanı tencerenin dibinde kalan değil midir ?</p>
<p>Azdır ve dibini kazıya kazıya iki kaşık anca çıkarmışızdır. Emin olun dolu bir tabak tatlıyı daha güzel yapan ancak o tencerenin kazınmasından sonraki andır&#8230;</p>
<p>Elbet acı olan , mutsuzluk veren arzu edilen değildir ama neylersin ki insan aklı ancak kaybetmekle fark ediyor birçok şeyi&#8230;</p>
<p>*                  *               *</p>
<p>Dün , 18 senedir ekmeğini yediğim , sohbetini dinlediğim , sevgisini hissettiğim , kardeşim bildiğim Melis kardeşimin annesi Zuhal teyzemi ebedi yolculuğuna yolladık.</p>
<p>Aklın durduğu , yüreğin hissetmediği , gözün kurumadığı anlardaydık&#8230;</p>
<p><span id="more-1409"></span></p>
<p>*                   *            *</p>
<p>Bu acıya merhem olacak tek şey zamandır. Zamanı akıtanda sebeplerdir. Bu sabah o sebeplerden biriyle karşılaştım . Binlerce blog yazarının kayıtlı bulunduğu Bloxoo&#8217;da 13 Kasım 2009 gününün blogu seçilmişiz .</p>
<p>Düşüncenin emeğin fark edildiğini görmek yüzlere tebessüm veriyor.</p>
<p>Ama sanırım en önemli yanı , tekrar düşünmek , tekrar kaleme dokunmak için , zamanlamanın ince ayarıydı.</p>
<p>Tam zamanın da gelen ufak bir tebessüm oldu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://muhibbiler.com/bloxooda-gunun-blogu-oldugumuz-gunun-sirri/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
