
Muhibbiler’de şuana kadar pek röportaj denememiz olmadı. Kızlarağası hanı çalışmamızda kısa kısa kayıtlarımız vardı fakat o çalışma üzerinden iki yıl geçmesine rağmen herhangi bir konuda röportaj çalışması yapmamıştık. Geçenlerde dostlarımızla oturduğumuz bir masada doğaçlama bir röportaja giriştik. Şansıma karşımda bana çok yardımcı olacak bir arkadaşım vardı; “Mustafa Bilgin” Galatasaray Sözlüğün yazarlarından. Sohbeti muhabbeti şen şakrak bir arkadaşım. Dostlar meclisinde buluştuğumuz Mustafa’yla Galatasaray’ın transferlerini , çatırtılarını , Avrupa Ligine erken vedasını konuştuk. Zevkle okumanız dileğiyle…
Cihan: Mustafa öncelikle sen Galatasaray sözlüğe nasıl girdin onu öğrenelim ?
Mustafa: Galatasaray sözlüğe , ekşi sözlükte daha önceden okuduğum Galatasaray’la ilgili bir şey arıyordum , iki yıl önce bu zamanlar. O sıra Galatasaray sözlüğün linkine denk geldim. Girdim baktım daha yeni kurulmuş. Kayıt oldum 10 tane entry girdim onay aldık ve birinci nesil yazar oldum . En eski yazarlarından biriyim yani.
Cihan: Şuan kaçıncı nesilde ?
Mustafa: Şuan dördüncü nesiller alındı ama üyelik sistemi kapalı .
Cihan: Ama sözlüğün İstanbul ayağı daha kuvvetlidir dimi ?
Mustafa: İzmir ayağı da en az onlar kadar kuvvetli . İzmir ayağında aşağı yukarı aktif olan 20 kişi falan varız ve aktif olmayanlarla birlikte 35-40 kişi varız . Bunlar sadece kendilerini beyan edenler . 1000 yazarda 50 kişi falan varız . Şöyle bir rekorumuz da var; bir deplasmana gittik 18 kişi ama İstanbul grubu böyle bir şey yapamadı henüz.
Cihan: Yemekte yaptınız bildiğim kadarıyla ?
Mustafa: Yemekte yaptık, çok zirve yaptık
Cihan: Yakın zamanda bir buluşma daha var sanırım , Buca maçı için ?
Mustafa: Evet Buca maçına da gideceğiz
Cihan: Bir mani olmazsa bende katılırım o etkinliğe =)
Mustafa: Tabi bekleriz
Cihan: Bunun klüple organik bir bağı yok ama dimi?
Mustafa: Yok yok , tamamen ekşi sözlük formatı baz alınarak yapılmış ama Galatasaraylı duruşuna layık olacak insanların olduğu , yani kimse öyle ağzına geleni konuşamıyor. Amaç olarak Galatasaray’ı benimsemek , korumak , birazda dış mihrakların kuvvetini örselemek için
Cihan: Peki etkinliği , popülaritesi nedir sence sözlüğün ?
Mustafa: Şuan Alexa verilerine göre ilk on sözlüğün içindeyiz , iki yılda çok yol aldı.
Cihan: Anladım. O halde artık takımla ilgili düşüncelerine geçelim. Avrupa Ligi ön elemesindeki sonuç büyük bir hayal kırıklığı. Seninde bu konudaki düşüncelerini Twitter’dan yazdığın tweetlerden biliyorum. Ama şimdi transferin son günlerinde ses getirecek transferler yapıldı. Bu transferler Avrupa liginde yaşadığın burukluğu kapatabilecek kadar önemli mi , içindeki ateşi söndürebilecek mi ?
Mustafa: Söndüremez tabi ki . Çünkü Galatasaray dedin mi önceliği Avrupa . Bizim Galatasaray’ımızın mevcudiyetinde Türkiye Ligi Avrupa için bir araçtır. Şampiyon olmayı şampiyonlar ligine gidebilmek için isteriz . Yani Galatasaray’ın misyonu Avrupa’da başarıdır. Bununda yolu Türkiye ligindeki başarıdan geçer.
Cihan: Peki bu sonucu neye bağlıyorsun ?
Mustafa: Yani bariz yönetim hataları var. Bu sonuçta en başta sorumlu olan yönetim. İkinci sorumlu hoca. Çünkü neden ? Rijkaard’ın biyografisi belli, Rijkaard inatçı bir hoca , sisteminden taviz vermeyen bir hoca ve Rijkaard’la devam edileceği ocak ayından itibaren belliydi. Rijkaar’da 16 kişilik transfer listesi vermiş ve Avrupa ligi maçına kadar hiç biri alınmamış.
Cihan: Ama benim duyduklarımda Rijkaard haziran başında o 16 kişilik listeyi veriyor yönetime, kendisi basıp gidiyor ve Temmuz..
Mustafa: Temmuz başında geliyor
Cihan: Yani transferle ilgilenmiyor
Mustafa: Ama zaten menajerlik sistemi olmadığı için adamın yapabileceği çok bir şey yok. Avrupa’da menajerlik sistemi var ve pazarlığına kadar kendisi yapıyor. Ama Türkiye’de bu işleri yönetim yapıyor. Yönetim bu listede olmayan yedi adamı aldı mesela . Eğer Rijkaard gibi hocayı alıyorsan, onun kaprislerine dayanacaksın. Ha bence Rijkaard Türkiye sistemine uygun bir hoca da değil. Bakarsanız İspanya kökenli hiçbir hoca Türkiye’de başarılı olamamıştır. Türkiye’de kaos futbolu işe yarar. Bu iki kere iki dört . Bence son on yılda Fatih Terim ve Lucescu’yu saymazsak bence en başarılı hoca Eric Gerets’ti. Sıkıştı mı dört forvet bile oynardı. Çünkü amaç kazanmaktır ve üç puanı alıp şampiyon olmaktır. Ki Gerets’in elinde çok sınırlı bir kadro
vardı.
Cihan: Tabi tabi mesela UEFA kupası finali öncesi Arsene Wenger’in bir sözü var: “Bu adamların ne sistemi var ne bir oyun tarzı nasıl kazandıklarını çözsek zaten yeneriz”
Mustafa: Sistemi olsa çözerdim dedi adam çok iyi hatırlıyorum . Yeni Türkiye’de işe yarayan kaos futboludur. Kendi içinde elbet bir düzeni vardır ama sonuç olarak herkes kaos futbolundan beslenir. Benim için Türkiye’de başarılı olan hocalardan biri de Gerets’tir.Galatasaray’ın ve Türkiye ligine uyacak hoca da sistemden ziyade , elindeki futbolcunun ,elindeki portföyün 25-30 futbolcusunu da efektif biçimde kullanır. O an forvetin yoksa forvetsiz oynar , forvetin bolsa bol forvetle oynar ama hiçbir zaman bu kadar defansif bir kadroyla çıkmazdı mesela Gerets olsaydı. Ama Rijkaard’ın da takımda kalmasını çok isterim çünkü çok büyük bir marka . Rijkaard için gelmiş olan futbolcuların sayısı hiç azımsanmayacak derecede . Yani şuan gelen adamların neredeyse hepsi Rijkaard aşağı Rijkaard yukarı diyen adamlar. Ama işte Rijkaard gibi hoca getireceksen dediklerini yapacaksın !
Cihan: Bu konuda pek bilgi sahibi olmadığım halde bir şey sormak istiyorum. Frank Rijkaard kendini teknik direktör olarak kanıtlamış bir isim midir ? Futbolcu olarak yaptıklarından şüphem yok ancak teknik direktörlüğü ne derecede güven verici ?
Mustafa: Rijkaard sistem uygulamacısı.
Cihan: Mesela Barcelona’da çok başarılı oldu ancak orası da Barcelona
Mustafa: Ya bide şu var Barcelona’da 9 yaşında kulübe giren çocuk 4-3-3 oynuyor. İspanya’da oyuncunun oyun bilgisi çok yüksek seviyede. Hepsi yerli yerinde oynamayı biliyor. Ama mesela Rijkaard’ta çok yerinde taktiksel hamlelerle Arsenal Şampiyonlar Ligi finalini kazandırmıştır; yenik gittiği maçı ! Yani Teknik Direktörlük kabiliyeti var mı var ama Türkiye’de 2007′ye kadar 4-3-3 ü oynayan . Ondan işte Fenerbahçe 4-3-3′ün türevlerini denemeye falan başladı Daum’la ki Daum’un ki bile sayılmaz tam olarak. 4-3-3′ü alt yapılarda kullananda yok. Ben çok kısa bir dönem Buca Belediye altyapıda oynadım. 3-5-2 yada 4-42 oynardık; benim tek görevim sol bekte git gel git gel…
Cihan: Bilgisayar yada Playstation’da futbol oynarken ne oynarsın mesela taktik olarak ?
Mustafa: 4-4-2
Cihan: Budur abi! Klasik işte
Mustafa: Türkiye’de şöyle bir şey var, futbol çok sert oynanıyor. Defansın yaptıklarına pirim veriliyor genelde ve forvetleri dövüyorlar. Bir tane oldu mu kıstırması kolay oluyor.
Cihan: Tabi ,geçen hafta Fener’e gelen Niang açıklama yapış ileri uçta hep yalnız kalıyorum diye
Mustafa: Kalırsın abi.
Cihan: Peki, Galatasaray sence Stoch’u kaybetmekle hata yaptı mı ?
Mustafa: Bence yapmadı. Çünkü Stoch sağ ayaklı ve solda oynayan bir adam. Ters ayakla çalım atmayı seviyor. Bizde Arda ölmediyse , solda o oynamalı. Mesela Kewell sağda oynasın ama Arda mutlaka solda oynasın. Yani Overmars’ın 25 yaşındaki hali yoksa elinizde solda Arda oynamalı bence. Arda sağda düz ayakla çalım atabilen bir oyuncu değil , ortada biraz daha iyi ama solda kral ! Ha Stoch’u almamak önemli değil ama Stoch kadar iyi bir adamda alamadık o bir hatadır. Sağ kanatta Govanni ve Keita gitti yerlerine Serdar’la Pino geldi ama gelenler gidenleri dengelemedi, iki kere iki dört…
Cihan: Gelenlerde sakat çıkıyor
Mustafa: Sakat çıkanlar neyse Gio’la Keita’ya 10 üzerinden 17 versem gelenlere 14 ün üzerinde vermem yani. Galatasaray futbolcu satabilmeli ancak aldığı da en az sattığı kadar kaliteli olmalıdır. Keita’nın satılması çok iyi bir iştir karlı bir iştir ama yerini doldurman gerekiyor. Takım seviyesi belli bir seviye de tutulmalı.
Cihan: Hocam, Haldun Üstünel ?
Mustafa: Gitmesi büyük kayıp
Cihan: Neden gittiğine dair bir duyum var mı ?
Mustafa: Türkiye’de hiçbir başarı cezası kalmaz =) Zannederim gelen oyuncuların takıma adaptasyonunda sorunlar olması ve kimsenin bilemeyeceği yönetim içi sıkıntılar olmuştur heralde. Yani Türkiye’de ne zaman bir yönetici sivrilse -eğer başkan değilse- yönetim dışı kaldı. Adnan Polat asbaşkandı böyle oldu ama başkan olarak döndü , bu bir örnek . Fenerbahçe’de de aynı olay mesela Hakan Bilal Kutlualp , adam Anelka’yı getirdi millet tapıyordu ama şimdi ne oldu Aziz Yıldırım onu azletmeye çalışıyor tamamen kulüple ilişkisini kesmeye çalışıyor. Tek adam yönetimi tek adam diktatoryasını seviyoruz.
Cihan: Adnan Sezgin yerini doldurabilir mi ?
Mustafa: Adnan Sezgin paralı eleman . Ben onu da anlamıyorum. Adnan Sezgin’e yükleniyorlar ama adam maaş alıyor ve görevi sportif direktör . Kulübün çalışanı. Pardon Futbol Şubesinden sorumlu profesyonel yönetici yani. Adama diyorlar git şunu al. Adam bakıyor bütçem kaç ? 3 , o zaman ona göre pazarlığını yapıyor. Şu da var , takımların ilk 11 oyuncularına dadandık. Misimoviç mesela yerine yenisini aldılar , adam ben yedek kalmam dedi öyle geldi. İnsua yerine adam aldılar , kiralanma talebinde bulundu öyle alındı.
Cihan: Peki sol bekten ziyade sağ bek ihtiyaç değil miydi Galatasaray’da ?
Mustafa: Bence ikisi de ihtiyaçtı. Ama sağlam Sabri’yi kesemezler asla. Bir de bence en büyük ihtiyaç forvetteydi. Çünkü biz hep ilk 11 e bakıyoruz 25 e bakmıyoruz ama Baros sakatlandı mı herkes düşünüyor kim girecek kim çıkacak diye
Cihan: Mehmet Batdal var ama
Mustafa: Oda iki ay sakat şimdi
Cihan: Kewell var ama oda özünde forvet değil
Mustafa: Değil
Cihan: Kewell bi kere ilk 11 adamı değil. Çok kaliteli yedek olabilir ,oyuna girdiğinde heyecan yaratacak bir isimdir
Mustafa: Evet efektif kullanılabilecek bir adam. Galatasaray’ın yedek forveti oyuna girdiğinde oyunu çevirebilecek bir forvet olmalıdır. Şuan mesela Fenerbahçe o yönden şanslı , yedekte Semih var . Girer atar ama Galatasaray’da bu yok. Rijkaard’ın bence en büyük hatalarından bitanesi de, Barcelona’da gençlere şans verdi ama Türkiye’de bunu yapmadı. A2 liginin son iki sezon gol kralı Cem Sultan ve Anıl Dilaver hiçbir zaman takımda oynayamadı, takıma giremedi. Sonuçta forvet olmayan bir adamdan mutlaka daha yararlı olacaklardır. Bide sürekli aynı adamı oynatırsanız adamlar sürmenaj olur, formunu kaybeder. Rotasyona giremediğiniz içinde adamlar sakatlanır.
Cihan: O zaman benim aklıma şu soru geliyor; Nonda’yı niye sattın ?
Mustafa: Tabi çok büyük hata !
Cihan: Yeni transferlerden Misimoviç biraz geç geldi ama kaliteli bir futbolcu. Türkiye liginde de yararlı olur gibi duruyor
Mustafa: Evet iş yapar . Dediğim gibi biz ilk onbir oyuncularına taktığımız için transferler gecikti. Ben bu takımda her zaman ilk onbirde oynarım diyenler geldi. Yerine oyuncu alınınca Misimoviç’te gelmek istedi ve normalde 12 milyon euro olan oyuncu 7 milyon euraya 3 taksitle geldi. Adnan Sezgin böyle çingene pazarlığı da yapabilen bir adamdır. =))
Cihan: Peki röportajın sonlarına geliyoruz artık ve farklı bir takımdan bahsedelim. Şampiyonlar Ligindeki temsilcimiz Bursaspor sence ne yapar ?
Mustafa: Bursaspor valla bence şampiyonlar liginden elenmez , en kötü Avrupa liginden devam eder. Çünkü bir kere adamlar kazana kadroyu hiç bozmadılar. Güzel takviyeler var , işe yarayan adamlar var , çok ilginç takviyeler var. Kadro derinliği yarattılar. Sercan oynadı oynadı formsuz mu , şak Nunez’i oynat. Bizde Baros çıkacak mesela , yedeklere bakıyorsun 2 tane stoper 3 tane sol bek falan filan sallıyorum şuan da ,böyle yani forvet yok. Böyle çok biliyormuş gibi olacak ama yani kadro mühendisliği Bursa’nın yaptığıdır işte. Ama bakıyorsun Galatasaray gibi takım geçen yıl 6 ay forvetsiz oynadı. Böyle bir şey olmaz dedim kahrolunası bir şey bu.
Cihan: Oldu Mustafa’m sağolasın 15 dakikayı doldurduk, ağzına sağlık.
Mustafa: Oldu abi teşekkürler.
NOT: Beklediğimiz ilgiyi görmesi halinde bundan böyle farklı konularda (kitap okuyan , film izleyen yada herhangi bir konuda bilgi sahibi olan biriyle) röportajlar yapmaktan mutluluk duyarız.
















Çok güzel bir röportaj olmuş eline sağlık.
Riijkard geçen sene Galatasaray’ın son 10 yıldaki en iyi kadrosu ile başarılı olamadı.Adnan Polat da başarı için illa Xavi,İniesta’yı mı getirelim dedi.Riijkard sürekli transfer istiyor,bir tane genç oyuncuya şans vermiyor.Galatasaray’ın Keita ve Dos Santos gitmesine rağmen çok iyi bir kadrosu var ama arka arkaya gelen sakatlıklar ve Riijkard en büyük problemi.4-3-3te inat ediyor,sistem takıntısı var,5-0 yenilse dahi forveti ikilemiyor.Sisteme göre oyuncuyu oynatacağına oyunculara göre bir sistem oluştursa daha başarılı olacak,bu takım Galatasaray,Barcelona değil;Xavi,İniesta,Messi yok!
Bence bu Galatasaray hiç bir şey yapamaz Misimoviç tam Lincoln yani 2.Lincoln vakası kapımızda gönderilenlerin yerine alınan futbolcuların hepsi kalitesiz Galatasaray da oynayacak kapasite yok.Ali Turan denilen adam yüzünden Kayseriyle papaz olundu ki buna değecek bir oyuncu değil.Adamda 6 aya yakın top ıynamadı Galatasaray forması giymek için lakin değmez bu adam için.Kısacası bu sene Galatasaraydan bir beklentim yok ve sadece bu sebeble Lig tv yi dahi iptal ettirdim.6 senedir izliyordum.
Buca maçına gelince belki bende giderim gününe bağlı olarak.Hatta para vermek yerine üstüne para bile alırım