
Haftasonu gazetelerde bir çok köşe yazarının eleştirisine maruz kalan Mahsun Kırmızıgül bu yazarların bir çoğu tarafından da Yılmaz Güney’le kıyaslandı . Eksileri artıları değerlendirildi . Film hakkındaki genel görüşüm yazımın ilerleyen kısımlarında çok daha net olacak olmasına rağmen baştan demek gerekirse Ahmet Hakan’ın yerden yere vuran eleştirilerini çok yersiz buldum .
Mahsun Kırmızıgül’ü bu yönetmenlik deneyiminde daha önceki filmi Beyaz Melek’ten daha ileride buldum . Daha önceki Beyaz Melek filmi aşırı didaktik bir filmdi . İzleyiciye sürekli ne yapması , ne yapmaması gerektiği mesajı vardı . Hiç düşünmeye gerek olmayan siyah ve beyaz kadar netti doğru ile yanlış ki buda bir sanat dalı olan sinemada çok rastlanan bir bayağılık değildi . Ama Güneşi Gördüm oldukça farklıydı ona göre . Daha tarafsız , hatta o kadar tarafsız , o kadar öğüt vermesiz ki eleştirilerin sebebi olacak kadar .
Ancak güzel yurdumda bazen bir şarkıya , bir filme , bir kitaba tepkiler beklenenden çok daha sert olabiliyor . Yakın tarihimiz yaptıkları eserler sebebiyle yurdundan ayrılmak zorunda kalan eser sahiplerinin isimleriyle dolu . Yapılanların doğruluğu- yanlışlığını aklamak yada kanıtlamak değil amacım ancak sadece yazı yazıp , konferanslarda hepimizin dediğinden farklı şeyler söyleyen Hrant Dink vurulmadı mı sokak ortasında ? Ya Orhan Pamuk neden İstanbul’da yaşayamıyor ? İşte güzel yurdumun havası bazen öylesine sert esebiliyor kimilerine ve oldukça hassas konuları işleyen Mahsun Kırmızıgül’ün ne şiş yansın ne köfte tarzındaki duruşunu normal karşılamak gerek . Henüz senarist-yönetmenlik kariyerinin başında olan Kırmızıgül herhangi bir siyasi çatışma için ezilen olmak istememiş belli ki .
Fakat yinede takdire değer bir girişim…

Diğer dikkatimi çeken ayrıntılar :
* Filmin başındaki helikopterli sahne gerçekten çok ustaca çekilmiş . Bana Amerikalıların Somali’de ki çatışmalarının anlatıldığı Kara Şahin Düştü filminin başını hatırlattı .
* Norveç Turizm Bakanlığının tanıtım amacıyla maddi destekte bulunduğuna dair bir yazı okudum eğer doğru ise hakkını vermişler . Norveç’in reklamı Türkiye’nin aksaklıkları yanında bariz belli oluyor . Doğal güzellikleri cabası ! Eleştirir gibi yapıp sürekli yapmurlu diyorlar ama yemezler güzel memleket işte =))
* Çamaşır makinesinde ölen bebek hikayesi gerçek ve gerçekleştiği tarihlerde gazetelerde Demir Bebek olarak anılmış
* Göç , terör , töre , cinsiyet ayrımcılığı , cinsellik , işsizlik ve daha bir çok konunun hepsine vurgu yapılmış . Bu sebeple bir koşuşturmaca halindeymiş gibi oldu bazen sahneler . Bir sahne 30-40 sn sürüp başka sahneye geçti .
Son olarak duygusal bir film . Hatta bazı anlarda içinizi acıtıyor . Mahsun Kırmızıgül’ün yapacağı filmden ne olur demeyin izleyin . Saygı duyulacak derecede çabalayıp gelişiyor , kendini farklılaştırıyor .
Tebrikler…




















