
Sabah hana girer girmez tatlı bir heyecanın yanında,ufak bir endişe de duymuyor değildim içimde…Çünkü ilk defa böyle bir işle uğraşacaktım ve İzmir’in göbeğindeki en görkemli handa,konuşacağımız esnafın bizi nasıl karşılayacağıyla ilgili kuşkularım vardı.O yüzden ilk adım çok önemliydi bizim için.
Özellikle emekli esnaf Cuma Beletle olan konuşmamızdan sonra bir parça rahatlasak da,herkesin çok iyi yaklaştığını söyleyemeyeceğim.Handaki çoğu esnafın gelen turistler nedeniyle müşteri sıkıntısı çekmemesinden dolayı reklama ihtiyaç duymadıklarından mıdır yoksa amacımızı ve yaptıklarımızı anlatmamıza rağmen bize inanmayıp güvenmediklerinden midir bilmiyorum ama esnafı konuşturmak genel anlamda biraz zor oldu.İşin öbür tarafından bakmak gerekirse bu bizim için ilk tecrübeydi ve ilk olmasına rağmen iyi iş olduğuna inanıyorum.
Böyle bir projeyi Cefe ile birlikte yürütmekten dolayı inanılmaz keyif aldım.Hanın içinde gezinirken kendimizi araştırmacı-gazeteci gibi hissettikDile getirmesek de,nasıl sahne tozunu yutan bir insanın tiyatrodan birdaha vazgeçmeyeceğini biliyorsak,bu işten de vazgeçmeyeceğimizi,hep daha iyisini,hep daha güzelini isteyeceğimizi biliyoruz.Çünkü biliyoruz ki,biz nekadar MUHİBBİ’yi yüceltirsek,Muhibbi’de bizi o ölçüde yüceltecek…
Çok daha büyük projelerde görüşmek üzere…




















