top-image

Filme büyük beklentilerle gitmedim,sıkılacağımı düşünüyordum ama filmi çok beğendim.

İstanbul’da kalabalık içinde yalnız olan restoran sahibi Alper’le;butik sahibi,tatlı,şirin Ada’nın hikayesinin sürükleyiciliği izleyenleri o hikayenin içine sokuyor.

Yalnızlığı seven,çabuk sıkılan,dengesiz bir adam Alper…Sempatik tavırlarıyla Ada’yı kendisine aşık ediyor.

Ada ise;

eski kitapları seven,o kitapların eski sahiplerinden kalan anılardan,izlerden hikayeler çıkaran bir kadın.Alper’in                                                                                               Alper’in gizemi onu Alper’e yaklaştırıyor.Hayatına giren erkekler tarafından hep terkedildiği için Alper’e de şüpheyle bakıyor.

İlk perde bittikten sonra bir hanımefendinin tepkisi şöyle:”Ne biçim film bu seks filmi gibi,Muro’ya gitseydim daha iyiydi”.Gerçi tam doz kaçmaya başladığında araya manzara koyuyor olsa da bayanın tepkisi makul sayılabilir.İkinci perdede ise oluşabilecek bu gibi tepkileri dikkate alırcasına sevişme sahnesi hiç yoktu.

İkinci perdede Alper’in sepepsizce Ada’yı terketmesi,Ada’nın üzüntüsü insanı ağlatıyor.Ada bir tokatla Alper gibi adamlar tarafından terkedilen bütün kadınlar adına intikamını alıyor.Bir teyzeden tepki geliyor:”Vur kızım,aferin iyi yaptın”.

Film o kadar etkileyici ki filmden sonra Alper’in Ada’yı neden terkettiği internette bile tartışılıyor,birisi Alper yemek kültürü olan bir adam,Ada yaprak sarmasıyla meyve suyu içtiği için terketti diye yazmış.

Nil Burak plağı,nostalji ve müzik ziyafeti yaşatıyor.

Ve tabii ki Ayla Dikmen, muhteşem şarkısı ile filmde anılıyor ve filme büyük bir anlam katıyor.

Anlamazdın,anlamazdın,kadere de inanmazdın,dilerim ki mutlu ol sevgilim…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Bu yazi guzel dimi :) Paylassana!

Bi de yorum yaz tamamdır :)

Bir Yorum Yollasana :)




*
Yorumlari Spamlardan ayirmak icin Resimdeki Kelimeyi Bos Alana yazin.
Anti-spam image

Muhtemelen Benzer Yazilar

bottom-img