
Yazılarımın bir çoğundan kelime eksikliği , cümlelerde düşüklük gibi hatalar olabiliyor . Birçok kere bu hatalarım ya annemin yazılarımı okuduğu ana kadar ortaya çıkmıyor yada Hande’nin msn’den yolladığı gülen adam ifadesiyle belli oluyorlar . (Sanırım kadınlar daha dikkatli bazı konularda =P ) Sebebi basit aslında bu hataların . Bilgisayar başında otururken , aniden aklıma takılan bir konu oluyor ve başlıyorum hemen yazmaya . Yazı biter bitmezde yayınla tuşuna tıklıyorum . Kontrol etmeden yollanan bu yazılarda haliyle birçok hata çıkıyor .
Aslında bir çarem var , hatasız yazı yazmak için . Ama her nedense çok ender uyguluyorum bunu . Çare sindirerek yazmakta . Kalemle kağıda yazıp , defalarca okuyup sindirmekte . Bu zamana kadar birkaç yazıyı böyle yazdım ve ukalalık gibi olmasın ama gerçekten çokta güzel yazılar çıktı ortaya =)
İşte şuanda okumakta olduğunuz bu satırlarda , o ayrıcalıklı yazılarımın arasında . Sindirerek , yutkunarak yazılan bir yazı bu . Bu yazı öyle bir yazı ki size hayatımın süper kahramanını anlatıyor .
Hani “Babam ve Oğlum” filmindeki çocuk karakter Deniz’in hayali kahramanları vardı ya gözünde canlanan , işte tıpkı onlar gibi güçlü ve kocaman yürekli bir kahramanım var benimde . Elbet o filmdeki Denizinkiler gibi dediysem de ben hayal görmüyorum . Bu kahraman senin gibi benim gibi etten kemikten , ama o kahraman .
İnsan üstü özellikleri yok , sıradan kahramanlardan çok farklı . Aksine birebir insani yetenekleri var . Temiz bir kalbi var mesela . Hiç hatırlamıyorum , onu bir kere olsun tanıyıpta , bir sonraki sefere halini hatırını sormayanı . Kocaman yürekli bir insandır o .
Dört kollu , dört bacaklı değil o sıradan kahramanlar gibi . Aksine trafik kazası sonucu tek kolunu da yitirmiştir . Yani öyleymiş , ben onu öyle tanıdım . Kocaman yürekli bir insandır o .
Yaşamı boyunca karşılaştığı mücadeleleri romanlarda , filmlerde dramın konusu olarak gördüm . Hani hepimizin derdi , tasası vardır şu yalan dünyada ama sanki ona biraz fazla kaçmış gibime geldi hep . Sanırım onu kahraman yapanda bunlardı . Kocaman yürekli bir insandır o .
İş çıkışı bize geldiğinde çantasından çıkardığı bir torba çikolata , bisküvi , krakerle hatırlıyorum çocukluğumda onu . Hatta o kadar alışmıştım ki her seferinde bir şeyler getirmesine , bir gün bana çantadan bir şey çıkmayınca şaşırmıştım . Kurcaladım çantasını ve ahaa işte buldum , şeker almış ama vermeyi unutmuş diyip ağzıma atmıştım tavuk bulyonu =)
Ona dair anlatılacak o kadar çok şeyim var ki tek yazıda imkanı yok bitmez . İyisimi ben hiç kimseyi sıkmayım ve bugün umre ibadeti için gönderdiğimiz ananemin 26 Mayıs günü dönüşüne saklayım birazda . Kocaman yürekli kahramanım , ananem oralarda Allah’a emanet ol =)
















yüreği sızlatan bir yazı olmuş. Okuyunca keşke benimde kahraman bir annanem olsa diyesim geldi
Anca bukadar güzel anlatılabilir.
Allah ona sevdikleriyle uzuuun bir ömür nasip etsin. Gittiği gibi geri gelsin inşallah
Lütfiş sultanı bende tanıyorum.Dünya tatlısı,şeker yüzlü bir annane
duygusal ve hoş bi yazı olmuş…
Hepimizin hayatında böyle gerçek kahramanlara ihtiyaç var.