top-image

Lost Room 1-1,5 yıldır bilgisayarımda kayıtlı duran 3 bölümlük mini bir dizi . Ancak yeni izleme fırsatı bulabildim . İzleyip bitirdiğimde ise almış olduğum bir karara istisna olması gerek bir film olduğuna inandım .

Zira yaptığımız film tanıtımlarının yalnızca başlık kalabalığı oluşturduğunu , sinema tanıtımının , konusu ile gündem yaratmayan bir film olmadıkça yersiz olduğuna karar vermiştim . Elbette Devrim Arabaları , Issız Adam , Güneşi Gördüm gibi sohbete konu olan filmleri bu endişelerimizden ayrı tutmak gerek . Bunun dışındaki tüm filmler okunması düşük olasılıklı tanıtımlar oluyor .

Lost Room bu düşüncemde bir istisna olabilecek değerde 3 bölümlük dizi film . Her bölümü 1,5 saate yakın süren film , bir dükkanda gerilimli bir alışveriş sahnesi ile başlıyor . 2 milyon dolar karşılığında bir anahtarın satıldığı bu yere elinde tükenmez kalemle dalan bir adam gelir. Ortalık bir anda karışır…

Dedektif Joe Miller olay yerinde yanmış iki cesetle karşılaşır ancak yanan cesetlerin kıyafetlerinin yanmamış olması ilgisini çeker . Olay yerinde bulunan ve anahtarı çalan kişiyi yakalayınca işler çözüleceğine daha çok karışır ve Joe Miller olayların içine düşer . Anahtar sihirlidir ve açamadığı kapı yoktur . Her anahtar deliğine sokulduğunda anahtar sahibi kişi gizemli bir odaya girer ve ortadan kaybolur . Odadan çıktığında da istediği yere çıkmaktadır . Anahtarı elinde bulunduran kişinin öldürülmesi ile bu sırra sahip olan Joe anahtara da sahip olur ancak evindeyken küçük kızı Anna  bu anahtarının gizemi fark eder . Anahtar için verilen mücadele sırasında aksilik olur ve o Anna odaya girip kaybolur . Anna’yı geri getirmek için daha da derinlemesine konuya eğilen Joe Miller çok çarpıcı bilgilere ulaşır .

1960′lı yıllarda, Chicago ve Los Angeles arasındaki 66. karayolu üzerinde binlerce odası olan yüzlerce motel bulunuyordu. Bir gün Sunshine Motel’inde meydana gelen bilinmeyen bir olay, sıradan şeyleri merak uyandıran şeyler haline dönüştürdü. Sunshine Moteli’ndeki 10 numaralı odada bulunan bir çift makas, bir tarak ve buna benzer diğer nesneler, o gün sebebi açıklanamayacak bir şekilde benzersiz bazı özellikler kazandı. Onları sıradan nesneler olmaktan çıkarıp yok edilemez nesneler haline getiren özellikler…

Makas, herhangi bir nesneyi üç boyutlu olarak hareket ettirebilmektedir. Tarağı saçınıza sürdüğünüzde, zaman 10 saniyeliğine durmaktadır. Gözlük, kendisine 6 metre yarıçapı mesafedeki bütün ısıyı engelleyebilmektedir. Odanın kendisi, değişmez bir güvenli ortam ve kişinin gideceği yere açılabilen bir kapıdır. Ama aynı zamanda hayatınızın riske girmesine neden olabilecek bir yerdir. Bu nesnelerden birine sahip olmak aynı zamanda onun güçlerine de sahip olmak demektir. Bu nesneleri kullanmanın fiziksel, duygusal ve de psikolojik bazı bedelleri vardı. Bunlardan birini elinizde tutmanız bile sizi hedef haline getirebilirdi.

Üç bölüm bittiğinde neden bitti ki diye kaldığınız bir eser . İtina ile tavsiye edilir . Filmi Cd satan yerlerden edinebileceğiniz gibi internet üzerinden de bulmanız gayet kolay .

Related Posts with Thumbnails

Bu yazi guzel dimi :) Paylassana!

5 Yorum to ““Lost Room” Mini Dizi Tavsiyesi”

  1. buraxbey diyor ki:

    Vaay nostalji oldu bu konuyu görmek.2 yıl oldu bu diziyi izleyeli.Hala izlemeyen varsa kaçırmasın kesinlikle

  2. melodi diyor ki:

    <<<hala izlemeyen :)

  3. Cefe diyor ki:

    iyi be işte yeni izledik :D

  4. buraxbey diyor ki:

    Bu arada dizi olması itibariyle bir tavsiye etmek istiyorum.Yeni başladı bu sabaha karşı 3.bölüm oynadı. FlashForward izlemenizi öneririm.

Bir Yorum Yollasana :)




Muhtemelen Benzer Yazilar

bottom-img