top-image

ONCEKI YAZILAR

Türkiye’nin her sorununu aşması gerecek kadar büyük bir sorun bu “GDO” Çok büyük eylemler olmalı , isyan edilmeli , Ankara’ya yürünmeli . Zira Almanya’da bu konuda yapılan bir eylem oldu ve insanlar tekrardan kurtlu meyvelerimizi bize geri verin diye bağırıyordu .

Kurtlu meyve , sağlıklı ürün demektir çünkü… Eğer o yaşıyorsa o meyve’de , doğaldır meyveniz , sebzeniz… Bundan böyle ülkemizde kurtlu meyve sebze olmayacak çünkü GDO’lu ürünler serbest bırakıldı Tarım ve Köy İşleri Bakanlığınca çıkartılan bir yönetmelikle.

Ürünün daha uzun süre dayanması için genetiğiyle oynanmış olarak gelecek artık . Yani domatese , balık geni enjekte edecekler ve haftalarca dayanacak . Dayanacak dayanmasına da , buna insan dayanamayacak… Yılmaz Özdil şöyle tanımlamış bu GDO ‘luları:

“Yersen ne oluyor? Avrupa’da resmen kanıtladılar; bağışıklık sistemini çökertiyor, kansere yol açıyor, kan yapısını bozuyor, sindirim sistemini harap ediyor, karaciğeri haşat ediyor, erken doğuma-kısırlığa sebep oluyor… Antibiyotik şırınga ettikleri için, farkında olmadan bağışıklık kazanıyorsun, hastalandığında antibiyotik alıyorsun, havagazı. İsviçre sokmuyor, Yunanistan sokmuyor, o beğenmediğin Sarkozy “Bunları Fransa’ya sokanı oyarım” diye yasa çıkardı… Burası dingonun ahırı mı? Aman yemeyelim dersen, nasıl yemeyeceksin? Nasıl ayırt edeceksin? Koklasan aynı, ellesen aynı, tatsan aynı, laboratuara götürüp analiz ettirecek değilsin… Nereden anlayabilirsin? Etiketinden… Etiketin üzerinde “Bu üründe genetiği değiştirilmiş organizma var” yazmalı ki, bakıp anlayabilesin, di’mi? Şimdi sıkı durun…  Bunların memlekete girişine izin veren yönetmelik diyor ki, “Etiketlere genetiği değiştirilmiş organizma içermez yazılamaz!”

Vaziyet bu işte…

…devamini oku

Elimdeki dergide bir birinde zor zeka soruları var . İlgi çeker mi bilemiyorum ama denemekte yarar var . Aklımızı ve beynimizin sınırlarını zorlayacak bu sorular zekasına güvenenlere özel =) Ancak yapamamak , doğruyu bulamamak çok olasıdır . Asla zekanızla ilgili bir şüpheye düşmeyin; biraz konsantrasyon biraz yetenek işi bu sorularla baş etmek =)

İlk soru :

2,4,5,9 litrelik kaplarımız var. Bunlardan 9 litrelik olanı su ile dolu. Bu 9 litrelik suyu en az hamlede 3 litrelik üç parçaya bölün .

…devamini oku

“Cumhuriyet”, sözcük olarak “seçim yolu ile gelen başkanın olduğu devlet yönetimidir.” Bu yüzden Cumhuriyet demokrasi ile eşanlamda kullanılır. Gerçektende öyledir; seçimin olmadığı yerde Cumhuriyet , Cumhuriyet’in olmadığı yerde demokrasi yoktur.

Ancak bunlara karşılık biçimsel olarak bir meclisin bulunduğu , sık sık seçimlerin yapıldığı düzenlere de Cumhuriyet adı verilmez.

Cumhuriyet bir yaşam biçimidir. Toplumun tüm kesimlerinin özgür ve eşit haklara sahip olduğu bir sistemdir . Terörün olduğu , cemaatlerin yönettiği , halkın belirli bir zümre tarafından yönetildiği, koyun gibi güdüldüğü , paranın , imtiyazın , devlet gücünün , üniformanın , öğretimin bu denli eşitsizlik yarattığı bir sistem hiç değildir .

Cumhuriyet anti emperyalisttir . Özgürlükçüdür , bağımsızlıkçıdır . Cumhuriyet toplumu ülkesinde yabancı ülkelerin genelkurmaylarınca yönetilen askeri üstleri sorgulayan , yöneticilerine baskı oluşturup , karşı çıkandır.

…devamini oku

Futbol konulu yazılar genellikle objektif olamaz ve yazan kişinin tuttuğu takımın renklerini taşıyan bir yazı olur ister istemez . Ancak yazmam gerektiğine inandığım bu yazıda , olabildiğince Galatasaraylılık kimliğimi yansıtmadan “insana” dair notlar düşmeye çalışacağım .

Pazar günü Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadyum’unda oynanan maçı , daha önceki 9 karşılaşmada olduğu gibi Fenerbahçe kazandı . İki gündür okuduğum bir çok köşe yazarı ve görsel basında maç sırasında yaşanılan olaylardan bahsediliyor . Galatasaray taraftarı yaşanılan olayların sağlıklı bir futbol karşılaşması yapmaya olanak sağlayamadığını söylüyor; Fenerbahçe taraftarı ise üst üste onuncu galibiyetini yaratıcılıkları ile kutluyor .

…devamini oku

İletişim’in değişkenleri şunlardır :

Mesajı yollayan –> Mesaj–>  Ortam –> Alıcı ve tekrar başa dönen bu süreçten oluşur.

Bu konuyla ilgili tam yazı yazmayı planladığım sıra , takip ettiğim bloglardan olan Mümin abinin bloguna iyi bir konuşmacı olmanın basit yolu isimli yazı düştü .

İyi konuşmacı olmayı başarmanın ilk koşulu olarak karşınızdaki dinlemenin esas olduğunu belirten bu yazıyı da okumanızı tavsiye ederim .

Bu yazının devamında benim bahsedecek olduğum konu  “aktif dinleme”

Geri-iletim yani , dinlediğinizin bir konuyu doğru anlayıp anlamadığınızın onayını almak şekliyle , kişiler arasındaki iletişim bozukluğunu giderebilecek etkin bir yöntemdir . Aslında geri-iletim en doğru şekilde oturuşunuzdan bakışınıza , tonlamanızdan soru soruşunuza kadar detaylı davranış olsa da en önemli yanı soru sorulmasıdır .

Bir kaynakta şöyle bir örnek vermişler bu konuda :

…devamini oku

Her geçen gün gücü artan sosyal medyanın nimetlerinden yararlanmak gerekli . Daha önce muhibbiler facebook grubu kurmuştuk; şimdi daha etkin kullanımı olan facebook sayfalarından açtık .

Yalnızca kendi yazılarımızın değil bir çok amatör ve profesyonel yazarın yazılarından alıntılarla gündeme notlar düşmeyi planladığımız bu sayfaya katılmanızı rica ederiz . Daha kolay iletişim ve daha geniş konuları paylaşacağımız bu sayfa katılımlarla hareketlenecektir .

Fikri firar olarak adlandırdığım bu sayfaya Muhibbiler Blogun sağ tarafından da ulaşabilirsiniz…

Page 3 of 42:« 1 2 3 4 5 6 »Last »
bottom-img