
“Ben Fikri Şemsigil. Emekli edebiyat öğretmeniyim, ve yaşlanıyorum. Ve yaşlılığın bana öğrettiği bir şey varsa eğer, o da dünyanın mucizelerle dolu bir yer olduğu. İnsanların apartmanlarda üst üste yaşaması, bisikletin sadece iki tekerlek üzerinde gidebilmesi, uçakların havalanmaları değil belki ama, konmaları… Bunların hepsi birer mucize. Mucizelerin en büyüğü de ne biliyor musunuz? Yaşlanmak! Her iki tarafı ayıran çizginin tam ortasında öylece durmak. Dönüp istediğin tarafa uzun uzun bakabilmek mahareti… İster yaşama bak, ister ölüme. Bu güç bazen insana o kadar fazla geliyor ki ne yalan söyleyeyim şimdiki aklım olsa yaşlanmazdım diyorum.
Yaşlılığın iyi tarafları da var tabii. Mesela biz yaşlanan insanlar hiç istemesek bile her şeye inanmaya hazırızdır. Özellikle de mucizelere! Çünkü kalplerimiz o kadar çok hayal kırıklığıyla doludur ki, her zaman yeniden başlamayı hak ettiğimizi düşünürüz… Son düdükten önce, son bir fırsat. Volelik bir orta, bir temdit penaltısı…
Bir sabah uyandığımızda bakıcaz ki, her şey değişmiş. Artık 25 yaşındayız ve yanımızda yatan 40 yıllık karımız değil, karşı apartmandaki fıstık ! Ama her sabah uyandığınızda bakarsınız ki, her şey yine aynıdır… O bildik sabahlardan bir sabah…”
Güneşin Oğlu, Köksal Engür’ün canlandırdığı Fikri’nin bu cümleleriyle başlıyor. Yılların getirdiği monotonluktan sıkılmış Fikri’nin eğlenceli ve ama sitem dolu sözleri, o gün çok uzun zamandır beklediği mucizeyi yaşamasına vesile olacaktır. Hayatında değişim yaşamak isteyen Fikri, bu isteğinden çok pişman olacaktır.
…devamini oku

Birazdan okuyacağınız satırlar Hera Kitap’ın Muhibbiler Blog’la paylaştığı tanıtım yazısıdır. Halen okumakta olduğum bu kitabın tanıtım yazısını daha fazla geciktirmemek adına bu tanıtımı paylaşıyorum. Kitapla ilgili yorumlarımı daha sonradan bu başlık altında yorum kısmına da ekleyeceğim.
“Kitap okuyacak vaktim yok” veya “kitaplar çok pahalı” diyenlerin teorilerini çürütecek bir kitap tanıtacağım. Kitabın adı








