İki - iki - iki bin on iki, İzmirli’nin çocuksu tebessümle uyandığı sabahın tarihidir. Kimimiz işe gitmek, kimimiz okulumuza yetişmek için yine o sinir bozucu alarmın sesi ile uyandı.
Dün gibi, önceki gün gibi yada daha önceki günler gibi…
Sıcacık yataktan çıkıp oflaya puflaya yüzünü yıkamaya giderken, gözü cama ilişti ! Sis dese değil, yağmur hiç değil. “Yoksa !” diyip şüphe ile yaklaşınca cama ne monotonluk kaldı, ne de sıcak yataktan kalkmanın isteksizliği.
Ağır aksak hareket eden o insan, birden bire kazağına hangi kolunu sokacağını bilemez hale geldi. Saç baş yapmak mı? Ne gerek var ki? Az sonra nasılsa bir kar topu kafasında patlayacak ve vereceği emek heba olacaktı. …devamini oku


“Cariyenin gelini Nurbanu”
Yazar Tuna Kiremitçi’nin “A.Ş.K neyin kısaltması?” isimli kitabını zevkle okuyarak bitirdim. Kitap hakkındaki yorumumu kısa zaman içinde burada paylaşırım (geleceğe not: paylaştığımda 








