top-image

ONCEKI YAZILAR

Hayat bir yöne akıp gidiyor. Tutunabildiğimiz sadece kuru dallar misali umutlarımız ve hayallerimiz. Uçurumdan düşerken avucumuzda kalıyor onlarda, kuru birer yaprak gibi. Boş odalarda kendi kendimize konuşuyoruz çoğu zaman;hayata söyleyemediklerimizin – belki bir gün söyleriz diye- provasını yapıyoruz. Bizi terk etmeyen yine/yalnız kendimiziz, onun dışında kalan, yalnızlıklarımız…

Şarkılar söylüyoruz kendi kendimize, boş ve anlamsız şarkılar. İçimizdeki boşlukta sinekler vızıldıyor… gecenin açtığı boşluğu doldurmaya yetmiyor hiçbir şey…

Gitmek var hepimizin aklının bir yerlerinde..her şeyi olduğu gibi bırakarak, bakkala ekmek almaya gidiyormuşçasına çekip kapıyı çıkmak… Hiçbir şeyi toplamadan, yanımıza almadan hiçbir şeyi, yalnızlığımızı odada yüzüstü bırakıp gitmek; umutları, hayalleri, en çok mutsuzlukları, mutlulukların çoğunluğunu sıyırıp üstümüzden gitmek. Bir kez olsun geri döneceğimizi düşünmeden çıkmak yola. Yolda yeni umutlar, yeni hayaller devşirebileceğimize, sil baştan bir hayat kurabileceğimize inanarak kurtulmak eski hayatımızdan, eskimiş hayatımızdan. ‘Nereye? Ne zaman? Neden?’ sorularına cevap bulma endişesi olmadan.. kirlenmiş kıyafetlerimizi değiştirir gibi; eski hayatı çıkarıp yerine bayramlıklarımızı giymek gibi yollara revan olmak. Yeni bir hayata, yeni bir şehre bakir bir sevgiyle bağlanacağımızı düşünerek beyaz bir sayfa açmak istiyoruz.

Ama zincirlerimiz bağlı, prangalarımız kilitli bu şehirde…

‘ağlayıp nâlân edip, düştüm yola tenha garip,

dîde giryan, sine püryan, akıl hayran, bihaber.’

…devamini oku

13 Mayıs Çarşamba günü okulum Celal Bayar Üniversitesi - İktisadi İdari bilimler Fakültesi , Süleyman Demirel Kültür Merkezi önünde 16. bahar şenlikleri kapsamında Funda Arar konseri vardı .

Son kasedi ile yine her zamanki başarılı çizgisini koruyan Funda Arar’ın bu eşsiz konserinden bir kaç görüntüyü sizlerle paylaşıyorum .

…devamini oku

Devrim arabaları filminde akılda kalıcı,en çarpıcı,filmin mesajını veren cümleler Selçuk Yöntem’in oynadığı karaktere aitti;’’Devrim isimli arabayı sokakta yürütmezler,’’hiç bir başarı cezasız kalmaz’’,’’Ankara’da 40 tane baş vardır,hepsinden ayrı ses çıkar’’.

Hayatımda izlediğim en güzel filmlerden biriydi,belki de birincisiydi Devrim Arabaları;etkileyici,sürükleyici bir yakın tarihin içinde buldum kendimi.Heyecanlandım,duygulandım,üzüldüm.Sıkıcı bir yakın tarih belgeseli değil,insanların hayat hikayeleri,sıcaklık ve samimiyet var bu filmde.

…devamini oku

Yazımın başlığını oluşturan bu cümle, filmde Selçuk Yöntem’in dile getirdiği ve bir Türkiye gerçeğini gösteren bir tespit. Filmin özünü de bu cümle oluşturuyor zaten.

1960′ların Türkiye’sinde yaşanan ve ancak bu filmle öğrenebildiğim acı bir gerçeği anlatıyor.

…devamini oku

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

bottom-img