top-image

ONCEKI YAZILAR

Yazılarımın bir çoğundan kelime eksikliği , cümlelerde düşüklük gibi hatalar olabiliyor . Birçok kere bu hatalarım ya annemin yazılarımı okuduğu ana kadar ortaya çıkmıyor yada Hande’nin msn’den yolladığı gülen adam ifadesiyle belli oluyorlar . (Sanırım kadınlar daha dikkatli bazı konularda =P ) Sebebi basit aslında bu hataların . Bilgisayar başında otururken , aniden aklıma takılan bir konu oluyor ve başlıyorum hemen yazmaya . Yazı biter bitmezde yayınla tuşuna tıklıyorum . Kontrol etmeden yollanan bu yazılarda haliyle birçok hata çıkıyor .

Aslında bir çarem var , hatasız yazı yazmak için . Ama her nedense çok ender uyguluyorum bunu . Çare sindirerek yazmakta . Kalemle kağıda yazıp , defalarca okuyup sindirmekte . Bu zamana kadar birkaç yazıyı böyle yazdım ve ukalalık gibi olmasın ama gerçekten çokta güzel yazılar çıktı ortaya =)

İşte şuanda okumakta olduğunuz bu satırlarda , o ayrıcalıklı yazılarımın arasında . Sindirerek , yutkunarak yazılan bir yazı bu . Bu yazı öyle bir yazı ki size hayatımın süper kahramanını anlatıyor .

…devamini oku

ATATÜRK
Ülkelerin dağılması,yok olması,düzgün dengeli bir hayat sürdürmeleri yalnızca o ülkeyi yönetenlere bağlı değildir.Bu mesele her bir vatandaşı ilgilendirir.

Bir İngiliz düşünür kahramanlar içn şöyle bahseder;halk kitlelerinin birer balçık yığını olduğunu ve heykeltıraş olmadan öyle kalacaklarını söylüyor,ta ki oraya bir sanatçı bir kahraman çıkıncaya kadar. Napolyon , Sokrates , Hz. Muhammed bu balçığı eline alarak ona çeşitli şekiller verdiler.

Tolstoy ise bunun tersini iddia ediyordu:”evet,kahraman büyük insandır;şimşektir.ancak o halk yığınları da birer balçık yığını ya da kuru ot değildir.Onlar şimşeği meydana getiren bulutlardır.Eğer bulutlar elektrik yüklüyse,şimşek çakar;eğer bulutta elektrik yoksa şimşek hiç çakmaz.”

…devamini oku

Magazinle çok haşır neşir olan biri değilimdir ancak internetten haber okuyorsanız mutlaka karşılaşıyorsunuz magazinle. Bahsedeceğim konunun magazinle çok alakası yok aslında. Neyse uzatmadan konuya dalalım :D

…devamini oku

vos vos

Görünce “ay ne şeker hastasıyım bunların” dedirten Wolkswogen Beetle marka arabalar cok eski zamanlara dayanır.bu güngörmüş aşifte araç 72 yıl boyunca üretildi ve gitmediği ülke kalmadı. Özgürlüğün sembolü olan ‘tosbağa’, milyonlarca kişinin ilk otomobiliydi.
Onun adı Avrupa’da böcek, Türkiye’de vosvos, tosbağa ya da kaplumbağa. Adı değişiyor ama kendisi hep aynı; kambur bir kasa, hava soğutmalı motor ve yuvarlak farlarıyla gülümseyen bir yüz. Çoğumuz bilmiyor olabilir ama Volkswagen Beetle’ın fikir babası Nazi Partisi lideri Adolf Hitler’di.
Hitler, 1931′de Porsche markasının yaratıcısı olan Avusturyalı mühendis Ferdinand Porsche’a düşük maliyetli bir ‘halk’ otomobili yaratması emrini verdi. Tabii o dönemde Porsche marka otomobiller üretilmemişti bile. 1932′de ortaya saatte 100 kilometre yapan dört kişilik ilk sivil Volkswagen çıktı. Ancak Hitler, otomobilin ‘çirkin’ olduğunu söyleyerek hatlarını yumuşattı ve kendi tasarımıyla son haline getirdi. Yeniden tasarlanan ilk araçlar 1938′de Hitler’in de katıldığı bir törenle tanıtıldı. Hitler, ‘KdF wagen’ isimli otomobilin Almanya endüstrisini geliştireceğine inanmış olmalıydı ki Porsche’a Wolfsburg kalesinin yanında bir fabrika kurdu

…devamini oku

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

bottom-img