
Ülkelerin dağılması,yok olması,düzgün dengeli bir hayat sürdürmeleri yalnızca o ülkeyi yönetenlere bağlı değildir.Bu mesele her bir vatandaşı ilgilendirir.
Bir İngiliz düşünür kahramanlar içn şöyle bahseder;halk kitlelerinin birer balçık yığını olduğunu ve heykeltıraş olmadan öyle kalacaklarını söylüyor,ta ki oraya bir sanatçı bir kahraman çıkıncaya kadar. Napolyon , Sokrates , Hz. Muhammed bu balçığı eline alarak ona çeşitli şekiller verdiler.
Tolstoy ise bunun tersini iddia ediyordu:”evet,kahraman büyük insandır;şimşektir.ancak o halk yığınları da birer balçık yığını ya da kuru ot değildir.Onlar şimşeği meydana getiren bulutlardır.Eğer bulutlar elektrik yüklüyse,şimşek çakar;eğer bulutta elektrik yoksa şimşek hiç çakmaz.”

Magazinle çok haşır neşir olan biri değilimdir ancak internetten haber okuyorsanız mutlaka karşılaşıyorsunuz magazinle. Bahsedeceğim konunun magazinle çok alakası yok aslında. Neyse uzatmadan konuya dalalım 
Bu yıl resmi tatil olan 1 Mayıs bayramı, her zamanki gibi yine Taksim’e çıkıp çıkmama tartışmalarıyla,inatlaşmalarla gündeme geldi.Ancak Taksim’de polis ve sendikaların duyarlılığıyla,alınan önlemlerle olaysız bir anma oldu.Cefe’nin yazdığı gibi;” işçi olmadığı her halinden belli insanlar”(Ben onlara insan diyemiyorum) her sene olduğu gibi ortalığı yine savaş alanına çevirdi.Bu polisle çatışmayı marifet sayan,bayrama değil savaşa gider gibi taş,sopalarla,bombalarla hazırlanan,bankaları,dükkanları yağmalayan servet düşmanı çapulcular,militanlar,anarşistler ve teröristler,her sene bu bayramı savaşa çeviriyor.Aynı gruplar,Nevruz bayramını da rezil ediyor. Onlar bu bayramı kutlamayı hak etmiyor.Polis,onları Taksim meydanına sokmayarak olası bir provakasyonu önledi.








